Atatürk’ün Bütünleyici İlkeleri Nelerdir?

Sponsorlu Bağlantılar

Atatürk’ün Bütünleyici İlkeleri

Atatürk’ün yapmış olduğu İnkılaplara yön veren ve bu inkılapların ortaya çıkmasında en büyük rolü oynayan Atatürk İlkeleri, 2 kısma ayrılmaktadır.Birincisi Atatürk’ün Temel İlkeleri, ikincisi ise Atatürk’ün Bütünleyici İlkeleridir.

Atatürk’ün bu ilkeleri, Atatürk’ün ortaya koymuş olduğu hedeflerinden kaynaklanmaktadır.ATatürk’ün hedefleri arasında ise tam bağımsızlık, ulusal egemenlik ve çağdaşlaşma düşünceleri bulunmaktaydı.İşte bu hedefe ulaşmadaki bütünleyici ilkeler;

Bütünleyici İlkeler

  • Ulusal bağımsızlık
  • Ulusal birlik, beraberlik ve ülke bütünlüğü
  • Çağdaşlık
  • İnsan ve İnsanlık sevgisi
  • Akılcılık, bilimcilik, gerçekçilik
  • Ulusal Egemenlik

Atatürk’ün Temel İlkeleri

Atatürk İlkeleri Nelerdir?

Ulusal bağımsızlık

Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir. (1921)

Türkiye devletinin bağımsızlığı mukaddestir. O ebediyen sağlanmış ve korunmuş olmalıdır. (1923)

Ulusal birlik, beraberlik ve ülke bütünlüğü

Millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz. (1919)

Biz milli varlığın temelini, milli şuurda ve milli birlikte görmekteyiz. (1936)

Toplu bir milleti istila etmek, daima dağınık bir milleti istila etmek gibi kolay değildir. (1919)

Türkiye Cumhuriyeti’nin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta sulh, cihanda sulh gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve terakisinde en esaslı amil olsa gerekir. (1919)

Sulh milletleri refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur. (1938)

Çağdaşlık

Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya, mesut ve müreffeh kılmaya çalışacağız ve bunu yapmaya mecburuz. (1925)

Sponsorlu Bağlantılar

Biz batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz. (1926)

İnsan ve İnsanlık sevgisi

İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzülünecek bir sistemdir. İnsanları mesut edecek yegane vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir. (1931)

Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız. (1936)

Akılcılık, bilimcilik, gerçekçilik

a) Bilimsellik:

Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. (1924)
Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet bilimdir. (1933)

b) Akılcılık:

Bizim, akıl, mantık, zekayla hareket etmek en belirgin özelliğimizdir. (1925)
Bu dünyada her şey insan kafasından çıkar. (1926)

Ulusal Egemenlik

Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu milli egemenliktir; milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir. Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitliğin ve adaletin sağlanması, istikrarı ve korunması ancak ve ancak tam ve kesin anlamıyla milli egemenliği sağlamış bulunmasıyla devamlılık kazanır. Bundan dolayı hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası milli egemenliktir. (1923)

Sponsorlu Bağlantılar

Benzer Yazılar


(3) Yorum

    ceren
    08 Kasım 2012 - 21:16

    çok güzel de adları nedir yahu bunu soruyurorum inkılapları gibii

    bilinmiyor
    27 Aralık 2010 - 21:52

    çokgüzel bir sayfa ama biraz eksiklik var

    bilinmiyor
    27 Aralık 2010 - 21:51

    çok güzel bir sayfa ama biraz eksiklik var

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir