Mevlit Kandilinde Yemek Verilir Mi? Hangi Yemek Verilir?

Sponsorlu Bağlantılar

Mevlid Nedir?

Dini açıdan bazı günler diğer günlere göre daha fazla önem taşır, bu nedenle bu türden gecelere daha fazla önem verilir ibadetler yoğunlaştırılır sosyal ilişkilerde daha bir özenli davranılır. Bu geceler kandil geceleri veya mübarek geceler olarak adlandırılır.

Mevlid kandili de bu gecelerden biridir. Önem verilme nedeni bu gecede peygamber efendimiz (s.a.v )’in doğum gecesi olmasıdır. Bu günün gündüzünde oruç tutulur akşamında ibadetlere daha fazla ağırlık verilir ve kutlamalar için çeşitli yemekler yapılır. İkramlarda genel bir yemek tarzı olmasada tatlılara ağırlık verilir. 

Mevlid Kandilinde İkramı

Peygamber Efendimizin doğum günü olan Mevlid kandilinde Paygamber Efendimizi anmak ve şefaatine kabul edilmek dileğiyle dualar edeceğiz, tabi bu arada böylesi güzel bir günü tek başına kuru kuru anmak olmaz.

Kandiller en azından komşuların birbirinin yüzünü görmesi hal hatır sorması için bir fırsat Mevlid Kandili‘nde yöreye göre komşulara çocuklara çeşitli ikramlar sunuluyor en yaygını sanıyorum helva. Un helvası ve İrmik helvasının kandillerde yapılıp bol bol dağıtılan lezetlerin başında  ama mesela önemli olan ağız tatlılığı diye sütlü tatlılar, sütlaç gibi tatlılar yapılır böyle günlerde , kekler, bazı yerlerde kızartma tarzı börekler de komşulara ikram ediliyor.. Bu özel günde bu küçük ikramları çocuklarınızla beraber komşularınızla paylaşmış olursanız bu güzel günler ve değerler asla kaybolmaz.

Mevlid Kandilinin Önemi

Yüce Yaratıcı, 14 asır önce bugün, ‘Habibim’ dediği en yüce insanı gönderdi aramıza. Allah Resulü’nün doğumu kötülüklere, ahlâksızlıklara, cahiliye devrine son veren bir milattı. Kadir Gecesi’nden sonra en kıymetli gece olan Mevlit Kandili’nde yapmamız gereken ise kendi miladımız için dua etmek.

Cenab-ı Hakk’ın “Biz seni ancak âlemlere rahmet olasın diye gönderdik.” buyurduğu mübarek zatın dünyayı şereflendirdiği gün bugün. Rebîülevvel ayının 12. gecesi. 14 asır önce Peygamberimiz Hz. Muhammed (sas)’in gözlerini açmasıyla birlikte, dünyanın doğusunu ve batısını aydınlatan nurun görüldüğü, Kâbe’deki putların yıkıldığı, ateşe tapanların bin yıldır aralıksız yanan ateşlerinin hiç sebepsiz söndüğü, insanların kendisine taptığı rivayet edilen Sâve Gölü’nün sularının bir anda çekildiği gün… Mevlit Kandili…

Rabb’imiz o günde Habibim (sevgilim) dediği, kendi nurundan parça taşıyan o en yüce insanı, aramıza göndermişti. Efendimiz (sas) de görmediği eziyet, çekmediği sıkıntı kalmadığı halde ümmeti için bu dünyaya katlanmıştı. Hatta miraca çıkıp cenneti gördüğü zaman, Allahu Teâlâ O’na bir seçim hakkı vermiş ama gördüğü bunca eza-cefaya rağmen ‘ümmetim, ümmetim’ diye sayıkladığı insanlar arasına geri dönmeyi tercih etmişti.

Allah Resulü’nün doğumu bu kötülüklere, ahlaksızlıklara, cahiliye devrine son veren bir milattı. Milat kökünden gelen ve doğum anlamını taşıyan Mevlit de bizim miladımız olabilir. İlahiyatçı Prof. Dr. Şadi Eren, böyle bir gecede her insanın ciddi kararlar alabileceğini söylüyor. “Peygamberimiz (sas) bize örnek olsun diye gönderilmiş. Fakat hepimizin O’nu rol model almada eksiklikleri var. ‘Bugün Peygamber’imizin dünyaya geldiği gün. İnşallah bu benim için de milat olacak. Bundan sonra O’nun gittiği yoldan gideceğim. 5 vakit namaz kılacağım. Kur’an-ı Kerim okuyacağım. Sünneti yaşayacağım’ gibi kararlar almalıyız.” diyor.

Mevlit Kandili’nde kılınması gereken özel bir namaz ya da yapılması gereken hususi bir ibadet yok. Bu gecede mühim olan Peygamberimiz’i anmak ve bolca dua etmek. İlahiyatçı Prof. Dr. Ramazan Ayvallı, “Allahu Teâlâ, kullarına çok merhamet ve şefkat ettiği için bazı gecelere hususi kıymet vermiş, bu gecelerdeki dua ve tövbeleri, tâat ve ibadetleri kabul edeceğini bildirmiştir. Kullarının çok ibadet yapmaları, dua ve tövbe etmeleri için bu geceleri birer sebep kılmıştır. Mevlit Gecesi, Kadir Gecesi’nden sonra en kıymetli gecedir. Mübarek gece, öğle namazı vaktinden o gecenin sonuna, yani imsak vaktine kadar olan zamandır. Bu ve benzeri geceleri mutlaka ihya etmeli, gündüzleri de oruçla geçirmeliyiz.” diyor.

Hepimizin bildiği gibi mübarek gecelerde yapılan dualar daha makbul. Bu yüzden Şadi Eren de herkesin Mevlit Kandili’nde kendisine, yakınlarına, Müslüman âlemine hatta tüm insanlığa dua etmesini tavsiye ediyor. Ona göre dualarımız arasında, “Ya Rabbi, bize Peygamberimiz (sas)’in yolunda gitmeyi, Kur’an-ı Kerim’i anlamayı ve ona göre yaşamayı nasip et.” yakarışları mutlaka olmalı. Eren, bu yakarışların ardından alınan kararların bizim miladımıza vesile olacağını düşünüyor.

Peygamber Efendimiz Döneminde Ne Yapılırdı?

Asr-ı Saadet’te bugünkü şekliyle bir mevlit kutlaması yapılmıyordu. İslam dünyasında mevlit töreni ilk defa Mısır’da hüküm süren Fatımîler (910-1171) tarafından yapılmış. Sünni Müslümanlarda ilk mevlit merasimiyse Hicri 604 yılında Selahaddin-i Eyyûbi’nin eniştesi ve Erbil Atabeği Melik Muzafferuddin Gökbürü tarafından düzenlenmiş. Bu anlamda ilk mevlit kutlamasının Asr-ı Saadet’ten 3-4 yüzyıl sonra tertiplendiğini söyleyebiliriz. Fakat ilahiyatçı Prof. Dr. Ramazan Ayvallı, Peygamberimiz’in, mevlit günlerinde ashab-ı kirama konuşma yaptığının altını çiziyor. “Allah Resulü, mevlit gecelerinde, dünyaya teşrif ettiğinde meydana gelen hadiseleri sahabe-i kirama anlatırdı. O’nun birinci halifesi Hz. Ebu Bekir de Mevlit Gecesi’nde vuku bulan olayları ashab-ı güzîne naklederdi.” diyor.

Sponsorlu Bağlantılar

Benzer Yazılar


Henüz yorum yok! İlk yorumlayan siz olun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir