Hz. Ali’nin Söylediği Özlü Sözler ve Özdeyişler

Sponsorlu Bağlantılar

Kısaca Hz.Ali Kimdir?

Hz.Ali islamın dördüncü halifesidir. İlimi açıdan önemli bir şahsiyet olduğu için söylemiş olduğu özlü sözlerin önemi büyüktür. Sıradan bir insanın özdeyişlerinden yani belli bir anlamı olan sözlerden daha fazla önemsenmelidir. Burada Hz.Ali tarafından söylenmiş bazı özdeyişler bulacaksınız.

Kimlik bilgisi Adı : ALİ

Künyesi: Ebul Hasan ve Ebu Turab

Lakabı: Emir ul Muminin

Baba adı : Ebu Talib

Anne adı:Fatıma Bint Esed

Doğum yeri:Mekke (Kabe)

Doğum tarihi: Amul filden 30 yıl sonra yani bisetten 10 yıl önce

Peygambere (saa) olan yakınlığı: Amcasının oğlu, Damadı, Kardeşi,Vasisi, Halifesi

Şehadet yılı : Hicretin 40.yılı Ramazan ayının 19.günü

Şehadet yeri :Kufe (cami mihrabında)

Şehadet sebebi :İbn Mülcemin secde esnasında zehirli kılıçla darbesi

Hz.Ali’nin Hayatı

Hz.Ali’nin Özdeyişlerinden Seçmeler

* Acelenin meyvesi yanlışlıktır.
* Aç kalmak, alçalmaktan hayırlıdır.
* Açık kalpli, mert düşman, içinden pazarlıklı dosttan iyidir.
* Akıllı olan kemal, cahil olan mal ister.
* Akraba düşmanlığı, akrep sokmasından beterdir.
* Alçak gönüllülük, ilimin meyvesidir.
* Allah seni özgür yaratmışken, başkasının kölesi olma.
* Ayıbın en büyüğü, ona benzer bir ayıp sende de varken, başkasını ayıplamandır.
* Aynı Anadan babadan doğanlar, senin miras kardeşlerin, uzak yerlerden gelen, huyu suyu sana benziyenler ise senin öz kardeşlerin sayılırlar.
* Az yemek yemek sağlıktır.
* Babana saygılı ol ki, oğlun da sana saygılı olsun.
* Bilgin ölü olsa bile diridir. Cahil ise diri olsa bile ölüdür.
* Bin defa mazlum olsan da bir defa zalim olma.
* Babanın, çocuğu için bıraktığı en iyi miras onu güzel edeble yetiştirmesidir.
* Bir sanat eserini yıkmak, cinayetlerin en büyüğüdür.
* Bütün insanlar Allahın kuludur. Lakin hiç bir kimse, diğer bir kimsenen kulu değildir.
* Cahil dosttan ziyade akıllı düşmanına güven.
* Dil, aklın tercümanıdır.
* Dil, insanın terazisidir.
* Dilsiz ol, yalancı olma.
* Doğru her zaman yüce, yalancı her zaman aşağı ve cücedir.
* Doğruluk en iyi yol, bilgi en iyi kılavuzdur.
* Dostları yitirmek gurbete düşmektir.
* Dostluk, elde edilmiş akrabalıktır.
* Dostunun düşmanını, kendine dost seçme.
* Düşene sevinme, zamanın sana ne sakladığını bilmezsin.
* En büyük yardım, en çabuk yapılan yardımdır.
* En faydalı bilgi, uygulanabilendir.
* En kötü şey, insanın kendisini beğenmesidir.
* En kuvvetli kişi, kendi nefsine galip olan kişidir
* Evlâtlarınızı yaşayacakları zamana göre, terbiye ediniz.
* Fırsat karınca yürüyüşü ile gelir, yıldırım hızı ile gider.
* Gerçek dost, sıkıntı zamanında imdada yetişendir.
* Gereksiz şeylerin peşinden koşan gerekli şeyleri kaçırır.
* Haddini bilen kimse, hakaret görmez.
* Halkın en mutlusu, insanlarla iyi geçinen kimsedir.
* Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü haksızlıkla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.
* Halk için en büyük felaket, düşünce ve bilim adamlarının düşük ahlaklı kimseler oluşudur.
* Hiç bir zaman vaadinizden ve sözünüzden dönmeyiniz.
* İki şey vardır ki sonu bulunmaz; ilim, akıl.
* İki tür insan vardır. Bilen ve dinleyen.
* İki yüzlünün dilinde tat, kalbinde fesat gizlidir.
* İlim maldan hayırlıdır: İlim seni korur, malı sen korursun. Mal vermekle azalır, ilim öğretmekle artar. İlim hakimdir, mal ise mahkum. İlim sahibi cömert olur, mal sahibi cimri olur. İlim ruhun hakimidir. İlim sahibi cömert olur, mal sahibi cimri olur. İlim ruhun gıdasıdır, mal ise cesedin gıdasıdır. Mal uzun zaman sürecinde tükenir, ilim uzun zaman sürecinde tükenmez ve eksilmez. İlim kalbi aydınlatır, mal ise kalbi katılaştırır. İlim peygamberlerin mirasıdır, mal ise eşkıyaların mirasıdır.
* İlmini saklayan cahil gibidir.
* İnsan belayı dilden bulur.
* İnsan cahil olduğu şeyin düşmanıdır.
* İnsanın kurtuluşu doğruluktadır.
* İnsanlara faydası olmayanı ölüler arasında say, git.
* İnsanların en alçağı haksız yere başkalarına hakaret edendir.
* İnsanlarla öyle geçinin ki öldünüz mü ağlasınlar size; sağ kaldınız mı sevgiyle çağırsınlar sizi.
* Kadına aşırı düşkünlük, ahmakların işidir.
* Kadının hayırlısı, sevgi dolu, doğurgan olanıdır.
* Kalb temiz olursa, dilden güzel sözler çıkar.
* Kardeşi için kuyu kazan, o kuyuya akibet kendisi düşer.
* Kendini güçlükler karşısında sabretmeye alıştır, çünkü haksızlık karşısında Hak için sabretmek en iyi ahlâktır.
* Kıskançlık hastalıkların en kötüsüdür.
* Kitaplar bilginlerin bahçeleridir.
* Kötü evlat, ailenin şerefini yıkar ve geçmişine leke sürer.
* Küçüklükte soru soran kimse, büyüdüğünde cevap veren biri olur.
* Lisanını küfre alıştırma. Tatlı dilli ol. Yoksa önüne gelene havlayan köpeklere dönersin. Halkı zorla kendine nefret ettirirsin.
* Mal mülk toplayıp biriktirme, kime topladığın bilinmez.
* Malından vermeyeni zenginlerden sayma.
* Merhamet ve ibâdetlerin en hayırlısı, gizli sadaka vermek ve inzivâ köşesinde ibâdet etmektir.
* Müslüman olsun olmasın herkese aynı davranın. Müslümanlar kardeşleriniz, müslüman olmayanlar ise sizin gibi bir insandır.
* Namus, güzelliğin sadakasıdır.
* Nesebinle değil edebinle öğün.
* Nerede bir bilgin görürsen, hemen buyruğunu kabul edip hizmetine gir.
* Nice zengin vardır ki, yoksuldan da yoksuldur; nice büyük kişi vardır ki, her aşağılık kişiden de aşağıdır, nice yoksul vardır ki, bütün zenginlerden daha zengindir.
* Öldükten sonra yaşamak isterseniz kalıcı bir eser bırakınız.
* Ölümü unutmayan, güzel şeylere tutkun olur.
* Ölümün belirtisi doğmaktır.
* Övünmeye değer şeyler güçlü akıl, utanma, nefsinden sakınma ve eğitimdir.
* Öyle bir kimseyi dost tut ki, aranızda kardeşlik husule gelsin. Ve senin bulunmadığın yerlerde, seni müdahele etmek için düşmanlarınla penceleşsin.
* Sakın başkasının kölesi olma; çünkü Allah seni hür yaratmıştır.
* Saltanat ve tahakküm hırsına kapılanlar, debdebe ve saltanat içinde yaşamış olsalar bile, daima lanetle anılırlar.
* Söylemediğin sözün hakimi, söylediğin sözün mahkumusun.
* Söz ilaçtır, azı yaşatır, çoğu öldürür.
* Söz; ok ve mızraktan daha tesirlidir.
* Söz benim ağzımdayken söz benim esirim, söz ağzımdan çıkdıktan sonra ben sözümün esiri olurum.
* Sözün güzelliği, kısalığındadır.
* Şeref ve namus, en büyük hazinedir. Onlara mâlik olanlar, hayatlarını dâimâ memnun ve mesut geçirirler.
* Tarımla uğraşanlar devletin servet kaynağıdır ve bir servet gibi korunmalıdır.
* Üstünlük taslamak, ayıpların en kötüsüdür.
* Yakınlarına yardımı bırakan, düşmanlarına yardım etmiş olur.
* Yaptığın iyilikleri ve sana anlatılanları gizle.
* Yoksullar bazen çok müşkil durumlarda kalırlar. Söyledikleri sözler ne kadar doğru olursa olsun, onları dinleyenler sözlerine kulak asmazlar.
* Yoksulluğunu gizle, yoksa itibarın sıfıra iner.
* Yüzünüze karşı yapılan şişirme övgüleri dinlemekten kendinizi koruyunuz. Çünkü onlar, kalpleri kirletip ortalığa pis bir koku yayarlar.
* Yükseklik taslamak alçaltır, alçak gönüllülük yükseltir.
* Zaman ibret aynasıdır.
* Zaman sana uymaz, sen zamana uyacaksın.

Sponsorlu Bağlantılar

İmam Ali Sözleri – Alfabetik Sırayla

 

Fasık ve günahkar kimselerle arkadaş olmaktan kaçın, çünkü kötülük kötülüğe kavuşur.

Faziletlerin başı ilimdir.

Fazilet sahibinin kıymetini, ancak fazilet sahibi bilir.

Fazla yemek ve yemek üstüne yemekten kaçının. Zira fazla yiyen kimse fazla hasta olur.

Fırsat karınca yürüyüşü ile gelir, yıldırım hızı ile gider.

Fırsat yaz bulutu gibi gelip geçer, elinize geçtiğinde faydalanmasını  bilin.

Fikir çatışmalarından hakikat çıkar.

Fikir sahibi her şeyden ibret alır.

 

*********************************

Garip, dostu olmayan kimsedir.

Gazap ve öfkeden kaçınınız. Çünkü onun başlangıcı delilik ve sonu ise pişmanlıktır.

Gece ile gündüz seni işlerler. Onları sen işle. Onlar her gün senden bir şey koparıyor, sen de onlardan bir şey koparmaya bak.

Geçimini mertçe kazanmaya çalış. Nefsini alçaklıktan koru ki, fakir olsan bile şerefli  kalasın.

Gençlik günlerini düşünmek, hasrettir.

Gerçek bilgin, bildiklerinin bilmedikleri yanında daha az olduğunu anlayandır.

Gerçek dost, sıkıntı zamanında imdada yetişendir.

Gerçek dostlar çok vücutlu, tek kalpli varlıklardır.

Gerçek karşısında öfkelenmek ayıptır.

Gerçekle savaşan, elbette alt olur gider.

Gerçekleri söylemekten korkmayınız.

Gereksiz şeylerin peşinden koşan gerekli şeyleri kaçırır.

Gözleri kör olan birisine doğanın ne kadar güzel olduğunu anlatamazsınız.

Güleryüz göstermek, cömertlik yerine geçer.

Güleryüz, dostluk yaratır.

Günah işlememek, tövbe etmekten daha iyidir.

Günaha alt olarak üstünlük bulan, üstünlük elde etmemiştir, şerle üst olan alt olmuştur.

Günahın en kötüsü, hafife alınan günahtır.

Güzel bir siyaset, iktidarı sürekli kılar.

Güzel huy, bir ganimettir.

 

*********************************

 

Haddini bilen kimse, hakaret görmez.

Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın.

Halkın güvenini kazanın ve onların iyiliğini istediğinize kendilerini inandırın.

Hakiki dost sıkıntılı zamanlarda, senin gurur ve izzet-i nefsini kırmadan, sana yardım edenlerdir.

Haksız kazanç ve ahlaksızlıklara düşmemeleri için memurlarınıza yeterince maaş ödeyiniz.

Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü haksızlıkla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.

Haksızlıklara isyan etmeyenler, onlardan gelecek her musibete katlanmalıdır.

Halk için en büyük felaket, düşünce ve bilim adamlarının düşük ahlaklı kimseler oluşudur.

Halka hürmet edenler hürmete mazhar; halkı tahrik edenler hakarete layık olurlar. Halka saygınlık veren kişi, saygın tutulmuştur. Halkı küçümseyenlerse saygı görmemişlerdir.

Halkın önderi olmak isteyen biri önce kendisini ıslah etmeli, daha sonra başkalarını ıslah etmeye başlamalı ve söz ile diğerlerine edep  öğretmeden önce güzel davranışı ile onlara edep öğretmelidir.

Hayat kötülüklerle insan arasında perdedir.

Hayatın karşına çıkardığı müşkül hadiselere sabır ve tahammül et. Onları hiç kimseden bilme ve hiç kimseye karşı kalbinde bir adavet besleme; hiç kimseye hiddet ve şiddet gösterme. Bu suretle hareket edersen en büyük müşkülleri bile yenersin ve sen de “insan-ı kamil” mertebesine erersin.

Hayrı yapan, hayırdan da hayırlıdır; şer isteyense şerden de kötüdür.

Her huyun en iyisini kendin için seç.

Her kim bana bir harf öğretse, ben ona kul köle olurum.

Her kişinin değeri, yaptığı güzel işiyle ölçülür.

 

Herhangi bir işte acele etme, hataya düşersin.

 

Herkes için tatlı ya da acı bir son vardır.

 

Herkesin değeri, onun himmeti kadardır.

Herşey akla muhtaçtır, akıl da eğitime.

Herşeye ibretle bakın ve gördüklerinizden ibret alın.

Herşeyin bir belası vardır ve iyiliğin belası da kötü arkadaştır.

 

Herşeyin en iyisi, en yeni olanıdır; ama dostların en iyisi, en eskileridir.

Herşeyin sonunu uzun uzun düşünen ve bir türlü karar  veremeyenlerden,

 

şecaat ve cesaret namına hiçbir şey beklenemez.

Hırs seni kul etmesin, Allah seni hür yarattı.

Hırs ve tamah, yorgunluk ve meşakkatin anahtarıdır.

Hızlı yükselenlere imreniliyor. Oysa en hızlı yükselenler toz, duman, saman ve tüydür.

Hiçbir süs edep kadar güzel değildir.

Hiçbir zaman vaadinizden ve sözünüzden dönmeyiniz.

Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. O hatayı işleyene hatasını, başka birini misal göstererek anlatınız.

Hiçbir işte lüzumundan fazla aceleci olma. Dikkatli davranış sahibi olanlar, kendilerini bir çıkmaza girmekten muhafaza etmiş olurlar.

Hikmet sahibi kişilerin sözleri doğruysa ilaçtır, yanlışsa hastalıktır.

Hoş geçinmek aklın yarısıdır.

Huzur ve barışçıllığı arkadaş edinmişe yakınlaş, arkadaşlığından mutlu olmadığın kişiden uzak ol.

 

*********************************

 

İbret alınacak şeyler ne çok, ibret alanlarsa ne az.

İhtiras; feyiz ve kemalin en büyük düşmanıdır.

İhtiraslı kimse bütün dünyaya sahip olsa da yine fakirdir.

İhtiyarlığın, ölüm habercindir.

 

İki şey vardır ki sonu bulunmaz; ilim, akıl.

 

İki şey vardır ki yitirmeden kadri bilinmez; gençlik ve afiyet.

İki yüzlü insanlardan uzaklaşınız. Zira iyi vaktinizde etrafınızda dönüp dolaşırlar. Kötü vaktinizde derhal sizden kaçarlar.

İki yüzlünün dilinde tat, kalbinde fesat gizlidir.

İktisatlı olmayla ihtiyaçların yarısı giderilebilir.

İlim bayrağımdır, nereye gitsem benimledir; kalbim ilim ile doludur, sanma ki boş bir sandıktır.

İlim bütün iyiliklerin anahtarıdır.

İlim hiçbir servet ile satın alınmaz. Onun içindir ki, bir cahil ne derecede zengin olursa olsun, en fakir bir alim ile mukayese olunmaz.

İlim maldan hayırlıdır: İlim seni korur, malı sen korursun. Mal vermekle azalır, ilim öğrenmekle artar. İlim hakimdir, mal ise mahkum. İlim sahibi cömert olur, mal sahibi cimri olur. İlim ruhun hakimidir, ilim sahibi cömert olur, mal sahibi cimri olur. İlim ruhun gıdasıdır, mal ise cesedin gıdasıdır. Mal uzun zaman sürecinde tükenir, ilim ise tükenmez ve eksilmez. İlim kalbi aydınlatır, mal ise kalbi katılaştırır. İlim peygamberlerin, mal ise eşkiyaların mirasıdır.

İlim meclisi cennet bahçesidir.

İlim tükenmez bir hazine, akıl eskimek bilmez bir elbisedir.

İlimden başka herşey azaldıkça değeri yükselir, ilim ise çoğaldıkça  değeri yükselir.

İlmin bereketi güzel ameldir.

İlmin veraseti olmaz, ölülerinizin kemikleriyle övünemezsiniz.

İlmini saklayan cahil gibidir.

 

İnanan insanın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün. Gönlü herşeyden geniştir, nefsi herşeyden alçak. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır, gamı gussası uzundur, düşünmesi derin, susması fazladır. Vakti yoktur, çok şükreder, çok sabreder, düşünceye dalmıştır. İhtiyacı olanları görünce, kendi ihtiyacını hatırlamaz bile. Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak. Şeref bakımından serttir, huy bakımından alçak.

İnat kötülüklerin kaynağıdır.

İnatçılık insanın aklına zararlıdır.

İnatçılık savaş ve düşmanlığa yol açar.

İnatçılığın zararı herşeyden çoktur.

İnsaf ihtilafı giderir ve arkadaşlığa yol açar.

İnsanı vaktinden önce yıpratan bir şey varsa o da tembelliktir.

İnsan belayı dilden bulur.

İnsan cahil olduğu şeyin düşmanıdır.

İnsan dün bir tohumdu, yarın toprak olacak.

İnsanda dil olmazsa, insan söz söylemezse, surete bürünmüş bir  varlıktan yahut başıboş bırakılmış otlayan bir hayvandan başka ne olabilir ki?

 


İnsandaki edep, onun altınından daha iyidir.

İnsanın en şiddetli düşmanı gazabıyla şehvetidir.

İnsanın değeri, önem verdiği şeye göredir.

İnsanın dilekleri kendisine yakındır. Her şeyden çok insana yakın olansa ölümdür.

İnsanın kendisine iyilik edeni övmesi, iyiliği arttırır.

İnsanın kişiliğini sözü teyid eder.

İnsanın kurtuluşu doğruluktadır.

İnsanın tevazu sahibi olması, kendisine ikram getirir.

İnsanlar yaşarken uyur, ölürken uyanırlar.

İnsanlara faydası olmayanı ölüler arasında say, git.

İnsanları alçaltan ve nihayet mahveden üç şeyden birincisi hasislik, ikincisi servet düşkünlüğü, üçüncüsü ise bencillik ve kibirdir.

İnsanların değerlerini ölçmek için değerli olmak gerek.

İnsanların en acizi insanlardan kardeş edinemeyenidir. Bundan daha acizi de kardeş edindikten sonra onu yitirendir.

İnsanların en alçağı haksız yere başkalarına hakaret edendir.

İnsanların en güçsüzü dost bulmada güçlük çekendir, ondan daha güçsüzü ise, dostlarını yitirip yapayalnız kalandır.

İnsanların en fazla bağışlaması gerekeni, ceza vermeye en fazla gücü yetenidir.

İnsanların güzel edebe, altın ve gümüşten daha çok ihtiyaçları vardır.

İnsanların kalbi vahşi ve başıboştur; kim onlarla ilgilenirse onlara  doğru cezbolur.

İnsanların kıymeti, yaptıkları iyilikler ile ölçülür.

İnsanların solukları ecellerine doğru attıkları adımlardır.

İnsanlarla öyle geçinin ki öldünüz mü ağlasınlar size; sağ kaldınız mı sevgiyle çağırsınlar sizi.

İşlerin en zoru alışkanlığı terketmektir.

İyi niyetlilik gönle ferahlık, bedene esenliktir.

İyi ve kötü insana aynı değeri vermek doğru değildir, bu suretle birincisini iyilikten soğutur, ikincisini kötülük yolunda cesaretlendirirsin.

İyiliği emret ki, iyi ehlinden (iyilerden) olasın.

İyilik yapandan şüphelenmek, haksızlıkların en çirkini ve günahların en büyüğüdür.

İyilik ediniz, onun mukabilinde fenalık göreceğinizi katiyyen aklınıza getirmeyiniz.

İyilikle, hür adamı köle yaparsın.

 

*********************************

Kadına aşırı düşkünlük ahmakların işidir.

Kalp kör olduktan sonra gözlerin görmesinde hiçbir fayda yoktur.

Kalpler, kaplara benzer. Hayırlı olan, hayırla dolu olanıdır.

Kardeşi için kuyu kazan, o kuyuya akibet kendisi düşer.

Kendi ayıbına bakan kimse ve onu ıslaha çalışan kişi, halkın ayıbına bakmaz.

Kendi çocuğunu edeplendirdiğin şeyle yetimi de edeplendir ve çocuğunun eğitimi için  yararlandığın yerden yetim için de yararlan.

Kendi görüşüyle yetinen, canını tehlikeye atmıştır.

Kendi kadrini bilen helak olmaz.

Kendin için istediğini başkaları için de iste.

Kendine reva görmediği şeyi başkasına reva gören insan kamil olamaz.

Kendisine edep yüklenen kimsenin kötülükleri azalır.

Kendini cömertliğe alıştır ve her ahlakın en iyisini seç; çünkü iyilik alışkanlık haline gelir.

Kendini güçlükler karşısında sabretmeye alıştır, çünkü haksızlıklar karşısında sabretmek en iyi ahlaktır.

Kendini tanımayan kimse kurtuluş yolundan uzaklaşarak cehalet ve sapıklık yoluna giriverir.

Kendisini beğenen ve kendisinden razı olan bir kimsenin kusur ve zaaf noktaları aşikar olur.

Kendisini beğenen ve kendisinden razı olan kimse birçok üzüntü ve acı çeker.

Kendini bilmeyen başkasını nasıl bilir?

Kınama ve azarlamada aşırı gitmek inada neden olur.

Kıskanç insan hiçbir zaman rahat ve huzur yüzü görmez.

Kıskanç kimse daima hasta olur.

Kıskançlık hasta eder.

Kıskançlık hastalıkların en kötüsüdür.

Kıskançlık ateşin odunu yediği gibi iyilikleri yer.

Kıskançlık insanın dünyasını karartır.

Kıskançlık insanın kalbi ve sinirleri üzerinde kötü etkiler bırakır ve insanı hasta eder.

Kıskançlık ruhun hapsidir.

Kıskançlık vücudu kemirir.

Kim bir işte halka öncü olursa, başkasını terbiyeye kalkmadan kendisini terbiye etmeli. Bu terbiye de diliyle öğüt vermeden önce, huyuyla öğüt vermek suretiyle olmalı. Nefsine muallim olup kendini terbiye eden kişi, insanlara muallimlik edip onları terbiye edenden daha fazla ululanmaya değer.

Kim halkın ayıplarını görür, onları kınar, fakat kendisi de o işleri yaparsa, ahmağın ta kendisidir.

Kimin söylediğine değil, ne söylediğine bak.

Kişi bilmediğinin düşmanıdır.

 

Kişi dili altında saklıdır. Konuşturunuz, kıymetinden neler kaybettiğini anlarsınız.

Kişinin karşılaşacağı bütün sorunların kolay olması beklenemez, bazılarının kolay olmasının yanında bazıları zor olacaktır.

Kişinin yapısını oluşturan öz iyi değilse, o kişinin ağzından iyi sözler çıkmaz.

Kitaplar, bilgi sahiplerinin bahçeleridir.

Konuşun da tanışın, çünkü insan dilinin altında gizlidir.

Kötü alışkanlıkları terketmek, en büyük ibadetlerdendir.

Kötü evlat, insanın en büyük musibetlerindendir.

Kötü evlat, ailenin şerefini yıkar ve geçmişine leke sürer.

Kötü evlat anne ve babanın şerafetini yok eder ve geriye kalanları rezil eder.

Kötü huylarını terk et. Halkın hürmetlerine mazhar olursun.

Kötü insanlarla oturup kalkmak, iyi insanlar hakkında su-i zan doğurur.

Kötü zanlı olup, dostlarını elinden çıkarma.

Kötülükten çekinmek, iyi bir iş yapmaktan yeğdir.

Kutsal görevinizin yoksul, sakat ve yetimlere bakmak olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayın. Memurlarınız onları incitmesin, onlara kötü davranmasın. Onlara yardım edin, koruyun ve yardıma ihtiyaç duydukları her zaman huzurunuza çıkmalarına engel olmayın.

Küçük bir insandan gelen büyük bir fikri küçümseme.

Küçüklükte soru soran kimse, büyüdüğünde cevap veren biri olur.

 

*********************************

Mal çokluğu kalpleri bozar, günahları doğurur.

Mal, isteklerin temelidir.

Mal-mülk toplayıp biriktirme, kime topladığın bilinmez.

Mal-mülk insanın gözünü doyurmaz, kalp zenginliğine çalış.

Malından vermeyeni zenginlerden sayma.

Marifetlerin en üstünü insanın kendisini tanımasıdır ve en büyük  cahillik ise insanın kendini tanımamasıdır.

Mazideki esefli ve üzüntülü olaylarla kalbini doldurma, gelecekle uğraşmaya zaman bulamazsın.

Mazluma yardımcı ol, zalime düşman kesil.

Mazlumun öç alma günü zalimin zulmettiği günden daha korkunçtur.

Memurlarınızı seçerken zalim yöneticilere hizmet etmemiş ve devletin suçlarından ve zulümlerinden sorumlu olmamış bulunmalarına dikkat ediniz.

Memurlarınızın hareketlerini kontrol ediniz ve bunun için güvendiğiniz samimi kişileri kullanınız. Mektuplar ve müracaatlara bizzat kendiniz cevap veriniz.

Midenizi fazla hayvan mezarlığı yapmayınız.

Milletlerin ölçü ve terazisi adalettir.

Mutlu ile arkadaş olan mutlu olur.

Mükemmel insan eksiklerini ve kusurlarını bilendir. En kötüsü ise insanların doyumsuz isteklerin ve hırsın peşine düşmesidir.

 

*********************************

Namus, güzelliğin sadakasıdır.

Ne kadar tenha bir yerde olursa olsun bir fenalık yaparken, seni hiç kimsenin görmediğine hükmetme. Seni mutlaka bir gören vardır. O da Allah’tır.

Ne yüksek mevki ile sevin, ne de düşkün olduğuna üzül.

Nefsine hakim olman en üstün güç, kudrettir. Ona buyruk yürütmen en hayırlı emarettir.

Nerede bir bilgin görürsen, hemen buyruğunu kabul edip hizmetine gir.

Nice kan vardır ki, onu dil döker.

Nice zengin vardır ki, yoksuldan da yoksuldur; nice büyük kişi vardır ki, her aşağılık kişiden de aşağıdır, nice yoksul vardır ki, bütün zenginlerden daha zengindir.

 

*********************************

Oyun hayranı biri saadete eremez.

 

*********************************

Ölüm cebimizde bize hep eşlik etmektedir, neden cahillerde feryadla karşılanır, ölüm neden böyle şaşkınlık yaratır?

Öfke delilikten bir bölümdür. Çünkü sahibi nadim olur, nadim olmuyorsa deliliği adamakıllı pekişmiş demektir.

Öfke gücünü izleyecek olursan seni helak eder.

Öfke korkunç bir ateştir. Onu bastıran ateşi söndürür, yapamayan içinde yanıp gider.

Öfke kötü bir arkadaştır. Kusur ve çirkinlikleri açığa çıkarır, insanı kötülüğe yakınlaştırıp iyilikten uzaklaştırır.

Öfke ve kızgınlıktan koru kendini. Çünkü başlangıcı delilik, sonu pişmanlıktır.

Öfkeden kaçın, sakın öfke sana galip olup alışkanlık haline gelmesin.

Öl de alçalma, azı yeter bul da yüzsuyu dökme. Çalışıp da bir şey elde edemeyen oturunca hiçbir şey elde edemez.

Öldükten sonra yaşamak isterseniz kalıcı bir eser bırakınız.

Ölümü unutmak, kalbi paslandırır.

Ölümü unutmayan, güzel şeylere tutkun olur.

Ölümün belirtisi doğmaktır.

Önder önce kendini eğitmeli, sonra diğerlerini. Önce kendi edebiyle örnek olmalı, sonra öğüt ve nasihatla.

Övünmeye değer şeyler güçlü akıl, utanma, nefsinden sakınma ve eğitimdir.

Öyle bir devir ki hiçbir arkadaşın senden hoşnut değil ve öyle bir devir ki hiçbir dostun sana dürüst ve gerçek dost değil.

Öyle bir kimseyi dost tut ki, aranızda kardeşlik husule gelsin ve senin bulunmadığın yerlerde, seni müdafaa etmek için düşmanlarınla pençeleşsin.

 

*********************************

Parçalayıcı ve yiyici yırtıcı hayvan, zalim ve zorba bir validen iyidir.

 

*********************************

Renkten renge giriş, inançtan inanca geçiş, ahmaklığın alametlerindendir.

Rezil kişilerin başa geçmesi, insanlara afettir.

 

*********************************

Sabır acılığının meyvesi zaferdir.

Sabır en güzel huy, ilim de en şerefli süs eşyasıdır.

Sabır iki türlüdür: istemediğin, hoşlanmadığın şeye sabretmek ve sevdiğin, istediğin şeye sabretmek.

Sakın başkasının kölesi olma; çünkü Allah seni hür yaratmıştır.

Sakın aile ve akrabalarının bedbahtlardan olmasına sebep olan birisi olmayasın.

Sana cefa edeni utandırman için hoşça geçinmeye çalış.

Sana niçin yaptığını sorduklarında utanacağın ve yalanlamaya kalkacağın işleri yapmaktan çekin.

Sana karşı iyilik yapanlara ve teşekkür etmesini bilenlere iyilik et.

Sana öğüt veren, sana geniş kredi açmış tüccara benzer.

Sefih olanlar lisanla dostluk gösterirler. Fakat kalbleri fesatla doludur.

Seni yalnız iyi günlerinde arayan, düşkün günlerinde senden kaçacaktır.

Seni, sende bulunmayan özellikler ve değerler icat ederek koltuklayan, bir gün gelir yapmadığın suçları da üstüne yığarak seni çekiştirmeye, çeliştirmeye kalkar.

Senin hakkında iyi zanda bulunanın zannını gerçekleştir.

Seviyesiz insanların bana cahilce sözlerine karşılık vermekten tiksinti duyarım.

Sırlarını ona buna açıyorsan başına gelecek zilletlere razı ol.

Siyasetlerin (yönetimlerin) en zoru alışkanlıkları değiştirmektir.

Sizin en kötünüz insanları çekiştirerek dostlar arasında ayrılık düşüren ve temiz insanlara kusur bulan kimsedir.

Sizler mallarınızla halkı kuşatamazsınız (onların gönüllerini hoş edemezsiniz); öyleyse açık yüzlülük ve güzel davranışınızla onları kuşatınız.

Soruya verilen cevap çoğalınca doğru gizli kalır.

Soyluluk; babaların, anaların mensup oldukları soyla boyla değil, övülecek üstünlükle kazanılır.

Söylemediğin sözün hakimi, söylediğin sözün mahkumusun.

Söyleyene bakma, söylenene bak.

Söz ilaçtır; azı yaşatır, çoğu öldürür.

Söz, ok ve mızraktan daha tesirlidir.

Söz dilinin sustuğu ve amel dilinin söylediği nasihat hiçbir kulak tarafından kovulmaz ve onun faydası ile hiçbir fayda bir olmaz.

Söz sizin ağzınızda olduğu sürece, söz sizin esiriniz, söz ağzınızdan çıktıktan sonra siz sözünüzün esiri olursunuz.

Sözün gümüş olsa da, ey nefs sükut (suskunluk) altındır.

Sözün güzelliği, kısalığındadır.

Sözünde duramayacağın bir yerde söz verme ve kefaletine vefa edemeyeceğin yerde kefil olma.

Susmak ağırbaşlılığı artırır.

Susmak, sana ağırbaşlı bir elbise giydirir ve sonunda özür dileme zorundan korur.

Sükut yalan söylemekten ve başkalarını çekiştirmekten herhalde  evladır.

 

*********************************

Şahsınıza fenalık eden bir düşmanı affediniz. Lakin vatanınıza ve milletinize fenalık eden bir kimseyi asla affetmeyiniz.

Şehvet bir kapıdan girer, akıl öbür kapıdan çıkar.

Şer’den çekinen kişi, hayır yapana benzer; suçtan sakınan kişi, iyilikte bulunana döner.

Şeref ve namus, en büyük hazinedir. Onlara malik olanlar, hayatlarını daima memnun ve mesut geçirirler.

Şeref ve soyluluk, yüksek özellik ve niteliklerden gelir, ataların çürümüş kemiklerinden değil.

Şerefine düşkün olan kötü cevap almaktan kendini sakınır. İnsanların davranışlarını düşünerek ve gözeterek onlarla uyum içinde yaşayan  kendi kişiliğini de korur.

Şerefli ve önemli bir mevkiiniz olması için bilime sarılınız.

Şiddetli istek mutluluğun en büyük düşmanıdır.

Şükür nimetlerin süsüdür.

 

*********************************

Tamah mihneti davet eder.

Taraf tutmayın, bazı insanları kayırmayın. Bu tür davranışlar sizi zulme ve despotluğa çeker.

Tarımla uğraşanlar devletin servet kaynağıdır ve bir servet gibi korunmalıdır.

Tecrübe fayda ile beraber gelen ilimdir.

Terbiyesizlikle kendisini düşüreni, soydan gelme asalet yükseltemez.

Tevazu gösteriniz ki, halkın hürmet ve saygısını kazanasınız.

 

*********************************

Uygunsuz yerlere giren, kendini töhmete kaptırır.

Utancın üstünü, insanın kendinden utanmasıdır.

 

*********************************

Üç şey hayatı tatsızlaştırır: kin, kıskançlık ve kötü huyluluk.

Üç şey insana hayatı zindan eder: Ağırlaşan aile yükü, borçların baskısı ve bir  hastalığın sürüp gitmesi.

Üç şeyi kendinizde tutup saklayınız: cesaretiniz, bilginiz ve malınız. İnsanlar bu üç sahip olduğunuz şeye düşmandır ve o insanları ancak bu üç şeyi kaybetmeniz sevindirir.

Üstünlük taslamak ayıpların en kötüsüdür.

 

*********************************

Verilen söz zamanında yerine getirilmesi gereken bir borçtur.

 

*********************************

Ya siz bizi yok edersiniz ya da biz sizi yok ederiz. Ya da barışı daha  uygun görürsünüz.

Yakınlarına yardımı bırakan, düşmanlarına yardım etmiş olur.

Yalan hıyanettir, doğruluk emanettir.

Yalan söylemenin sonu kınanmaktır.

Yalancılardan daima uzak bulununuz. Çünkü onlarla içli dışlı olur ve onlarla dolaşıp  kalkarsanız, siz de yalancı olursunuz.

Yalancıların başlıca sıfatları şunlardır: Önce sana diller döker, birçok şeyler vaad eder, sonra senden vazgeçer, daha sonra da arkandan senin aleyhine birçok şey söyler.

Yalandan daha kötü bir kabahat yoktur.

Yalanlanacağından korktuğun bir şeyi anlatma.

Yanlışını gününde görüp nefsine sitem edersen yanlışın faydaya dönüşür. Dünde kalan yaşam geçmişle yok olur gider.

Yapman gereken hayırlı, yararlı işleri yarına bırakma. Bakarsın yarın olur da, sen olmazsın.

Yaptığın iyilikleri ve sana anlatılanları gizle.

Yaşamın tecrübeleri doğru karar verebilmeyi öğretti, öyle ki artık beni bitirmeye, yok etmeye gelen şeyleri ben bitirip yok ettim.

Yeni ilmi şeyleri öğrenmekle, kalbinizin yorgunluğunu ve rahatsızlığını giderin, çünkü kalpleriniz de vücudunuz gibi yorulur.

Yeni mal mülk edinmeden önce yığdıklarınızı kullanınız.

Yoksullar bazen çok müşkül durumlarda kalırlar. Söyledikleri sözler ne kadar doğru olursa olsun, onları dinleyenler sözlerine kulak asmazlar.

Yoksula yardımı dilenmeden yap. Sen onu el açmak zorunda bırakırsan, verdiğin sadaka ile, onun sadakadan daha değerli olan haysiyetini satmaktan kurtarırsın.

Yoksullarla otur, şükrünü artırırsın.

Yoksulluğunu gizle, yoksa itibarın sıfıra iner.

Yola düşmeden arkadaşı, eve girmeden de komşuyu sor.

Yüzünüze karşı yapılan şişirme övgüleri dinlemekten kendinizi koruyunuz. Çünkü onlar kalpleri kirletip ortalığa pis bir koku yayarlar.

Yumuşak ahlak soyluluk ve büyüklüktendir. Yumuşak huyluluğun bitmez tükenmez kaynağı ol. Kimseye asla eziyet etme, yaptığın şeyin  sonuçlarını görür ve duyarsın.

Yumuşak konuş, sevilirsin.

Yüce kişinin aç kalınca, aşağılık kişinin karnı doyunca saldırısından korkun.

Yükseklik taslamak alçaltır, alçak gönüllülük yükseltir.

 

*********************************

Zalime gelip çatan adalet günü, mazlumun uğradığı cevir ve cefa mihnetinden çetindir. Şiddet son dereceyi buldu mu ferahlık gelir çatar. Bela halkaları tam daraldı mı genişlik yüz gösterir.

Zaman bana karşı maske takındı, beni tanımazlıktan geldi, bilmedi ki ben güne saygılıyım ve talihsizliklerin en korkulusunu bile kolay şeymiş gibi karşılarım.

Zaman ibret aynasıdır.

Zaman kendine uymazsa, kendini zamana uyduranlar en akıllı kimselerdir.

Zaman uzasa, sonu gecikse bile sabreden mutlaka zafere ulaşır.

Zamanının bir kısmı maziye karıştı. Geride kalan günlerinin sayısı da belli değil, fırsat varken çalış.

Zamanın icaplarına uymayanlar, sürüden ayrılmış koyunlar gibi geri kalırlar.

Zayıfları ziyaret etmek alçak gönüllülüktendir.

Zenginlik gurbette bir vatan, fakirlik vatanda bir gurbet gibidir.

 

HZ.Ali’den 40 Hadis

1- İmam (a.s) Malik Eşter’e yaptığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: “…Halkın kusurlarını bağışlayınca pişman olma, onlara ceza verince de sevinme. Bir mazeret bulup da göz yumabileceğin bir cezayı vermekte acele etme. Ben  bir buyruk verenin tayin ettiği görevliyim, emrime uyulması gerek demeye kalkışma. Çünkü bu çeşit düşünce gönlü bozar, dini gevşetir ve (insanı) fitneye yaklaştırır. Bedbahtlığa düşmekten Allah’a sığın. Eğer hükümdarlığın seni kendini beğenmeğe ve büyüklük taslamaya sevk eder ve kendin için azamet ve büyüklük taslarsan, başının üzerindeki Allah’ın mülkünün azametine ve O’nun, senin yapmadığın şeylere olan gücüne bak; bu, baş kaldıran (serkeşlik eden) nefsini yatıştırır; kibrini, gururunu giderir; dağılıp giden aklını başına getirir. Sakın Allah’ın azametiyle boy ölçüşmeye, kendi gücünü ve kuvvetini O’nun kudretine benzetmeye kalkışma. Çünkü Allah, her zorbayı zelil eder ve kibirlenip büyüklük taslayanı alçaltır…”

2- “Yemek yerken Allah’ı çok anın, konuşmayın. Çünkü yemek, Allah’ın nimet ve rızklarından biridir; şükrü ve hamdı ise size farzdır. Nimet elinizden çıkmadan, ona iyi davranın (kadrini bilin şükrünü yerine getirin); zira nimet (sahibinden) ayrılır ve sahibinin kendisine nasıl muamele ettiğine dair şahadet eder. Kim Allah’ın az rızkına razı olursa, Allah da onun az ameline razı olur.”

3- “Kur’ân’la oturan bir kimse kalktığında mutlaka bir fazlalık veya bir eksiklikle kalkar; hidayeti fazlalaşır veya körlüğü azalır. Şunu da bilin ki Kur’ân’la olan kimsenin bir ihtiyacı kalmaz, Kur’ân’dan ayrılanın ise bir zenginliği olmaz.”

4- “Bir toplumun yaptığına razı olan, o işe katkısı olanlardan sayılır; Batıl işte  bizzat bulunan kimsenin  iki suçu vardır, o işi işlemek suçu ve o işe razı olmak suçu.”

5- İmandan sorduklarında şöyle buyurdu:
“İman dört direk üstünde durur: Sabır, yakin, adalet, cihat. Sabır dört kısımdır: Özlem, korku, çekinmek, hazırda durmak. cenneti özleyen, nefsani dileklerden vazgeçer; cehennemden korkan, haramlardan çekinir, dünyada çekinen dünya musibetlerini hiçe sayar; ölüme karşı hazırda duransa hayırlı işlere koşar.
Cihat da dört kısımdır: İyiliği emretmek, kötülüklerden sakındırmak, mücadele sahalarında sıdk ile direnmek, hakka uymayanlara kin beslemek. İyiliği emretmek, müminlerin bellerini güçlendirir; kötülükten sakındırmak, kafirlerin burunlarını toprağa sürer; mücadele sahalarında sıdk ile direnen, kendi vazifesini yapar; hakka uymayanlara kin besleyen ve Allah için kızan ise öyle bir hale (makama) erir ki, Allah onun için (onun düşmanlarına) kızar ve kıyamet günü onu razı eder.”

6- “Cihat cennetin kapılarından bir kapıdır, Allah onu ancak özel kullarının yüzüne açmıştır. Cihat takva elbisesi, Allah’ın sağlam zırhı ve güvenilir kalkanıdır. Kim cihadı terk ederse Allah ona zillet elbisesini giydirir.”

7- “Gerçekten de fitneler, heva ve heveslere uymakla ve Allah’ın kitabına ters düşen hükümlerin bid’at olarak çıkarılmasıyla başlar. Bu işlerde insanlar diğer insanlara Allah’ın dini dışında hüküm sürer. Batıl haktan tam ayrılsaydı arayanlara gizli kalmazdı, eğer hak da batıla karıştırılmaktan kurtulsaydı, düşmanların dili ondan kesilirdi. Fakat bundan (haktan) bir demet, ondan (batıldan) da bir demet alınıp sonra birbirine karıştırılıyor, böyle olduğunda da şeytan kendi dostlarına musallat oluyor; sadece Allah’ın önceden kendilerine bir lütufta bulunduğu kimseler kurtuluyor.”

8- “Allah’ın dini kişilerle tanınmaz; hakkın nişaneleriyle tanınır. Öyleyse hakkı tanı, hakka uyanları  tanırsın.”

9- “Sakın başkasının kölesi olma; çünkü Allah seni hür yaratmıştır.”

10-“İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak ne insanın ecelini yaklaştırır ve ne de rızkını azaltır, ama sevabı artırır ve mükafatı çoğaltır. Bunlardan daha faziletli olan ise zalim bir yönetici karşısında adaletli bir söz söylemektir.”

11- “İyi ve yumuşak davranışla ıslah olmayan kimseyi, güzel ceza ıslah eder.”

12- “Belimi iki adam kırmıştır; konuşmasını bilen fasıkla şuursuz abit. O diliyle fasıklığını örtüyor ve bu da ibadetiyle cehaletini. Fasık alimlerle cahil abitlerden korkun! Aldananları bunlar aldatır. Ben Hz. Resulullah’tan duydum şöyle buyuruyordu: “Ey Ali! mmetimin helak oluşu, dilli münafıkların eliyledir.”

13- “İyi insanla kötü insan senin yanında aynı seviyede olmamalıdır. Çünkü bu, iyileri iyilik yapmaktan soğutur; kötüleri de kötülük yapmaya dadandırır.”

14- “İnsanlar dünyalarını düzene sokmak için dinlerine ait bir şeyi terk ettiler mi Allah ondan daha zararlı bir şeyi onların yüzüne açar.”

15- “Dünya, körün gözünün işlediği son yerdir, ondan ötesini göremez; ama gözü sağlam olan bakışını ondan öteye vardırır ve ebedi evin (gerçek barınağın) onun ötesinde olduğunu anlar. Öyleyse gözü olan ona göz dikmez; kör olan ise ona göz diker; gözü olan ondan azık toplar, kör olan ise ona azık toplar.”

16- “Kendini, kendinle diğerleri arasındaki şeylerde ölçü yap; kendin için sevdiğini başkaları için de sev, kendin için sevmediğini başkaları için de sevme; sana zulüm yapılmasını sevmediğin gibi sen de zulüm yapma; kendine iyilik yapılmasını sevdiğin gibi, sen de iyilik yap; diğerlerine kötü saydığın şeyleri kendine de kötü say; insanların senden olana razı olmasını istediğin gibi sen de onlardan olana razı ol; bilmediğini söyleme, hatta her bildiğini de söyleme; sana söylenmesini istemediğin şeyi diğerlerine söyleme.”

17- “Ey oğlum, tefekkür nur, gaflet zulmet, cehalet ise sapıklıktır. Mutlu, başkalarından öğüt alan kimsedir. Edep en iyi mirastır. Güzel ahlak en iyi arkadaştır. Akrabalarla ilişkiyi kesmekte bereket (bolluk) olmadığı gibi fısk-u fucurda da zenginlik olmaz.”

18- “Çok konuşan çok hata yapar, çok hata yapanın hayası az olur, hayası az olanın günahtan çekinişi azalır, günahtan az çekinenin kalbi ölür, kalbi ölen kimse ise ateşe girer.”

19- “Söyleyene bakma, söylediğine bak.”

20- “Bütün hayırlar üç şeyde toplanmıştır: Bakış, susma ve konuşma. İbret almak için olmayan her bakış boştur; fikirle birlikte olmayan her susma gaflettir; içerisinde zikir olmayan her konuşma faydasızdır. Ne mutlu bakışı ibret, susması fikir, konuşması zikir, hatalarına ağlayan ve eziyet etmeyeceğinden insanların emin oldukları kimseye.”

21- “Oğlun  babanın boynunda hakkı vardır; babanın da oğlun boynunda hakkı vardır. Babanın oğlun boynundaki hakkı, Allah’a karşı günah olmayan her şeyde ona itaat etmesidir; oğlun babanın boynundaki hakkı ise oğluna güzel isim koyması, onu iyi terbiye etmesi ve ona Kur’ân’ı öğretmesidir.”

22- “Dünya, onunla doğru davranana doğruluk yurdudur; ondan bir şey anlayana kurtuluş evidir, ondan azık toplayana zenginlik diyarıdır. Dünya, Allah peygamberlerinin mescidi, vahyinin iniş yeri, meleklerinin namazgahı, dostlarının ticaret yurdudur; orada rahmet elde eder ve cenneti kazanırlar. Dünya, ayrılacağını bildirdiği, uzaklaşacağından haber verdiği ve kendisinin faniliğini anlattığı halde onu kınayan kimdir? Dünya neşesiyle onları neşeye teşvik etmiştir, belasıyla beladan korkutmuştur; bazen korkutmuş, bazen sakındırmıştır; bazen meyillendirmiş, bazen inzar etmiştir. Öyleyse ey dünyayı kınayan ve dünyanın aldatmasına kapılan, ne vakit dünya aldattı seni? Toprağa atıp çürüttüğü babalarının helak oldukları yerlerle mi aldattı seni, yoksa yer altına attığı analarının yattığı yerlerle mi kandırdı seni?!”

23- “Sizin için korktuğum şeylerin en korkuncu iki şeydir; heva ve hevese uymak ve uzun dileklere kapılmak. Heva ve hevese uymak insanı haktan alı koyar, uzun dileklere kapılmak ise ahireti unutturur.”

24- “Kim gizlideki durumunu düzeltirse, Allah onun aşikardaki durumunu düzeltir. Kim dini için çalışırsa, Allah dünyasını temin eder. Kim kendisiyle Allah arasında olanı güzelleştirirse, Allah onunla insanlar arasında olanı güzelleştirir.”

25- “Bütün işin, ailen ve çocukların için uğraşmak olmasın; çünkü ailen ve çocukların Allah’ın dostlarıysa Allah dostlarını kaybetmez, eğer Allah’ın düşmanlarıysa niçin Allah’ın düşmanları için bu kadar çalışıp durasın?”

26- “Kim Allah katında makamının nasıl olduğunu bilmek istiyorsa, günah işlediği zaman Allah’ın kendi yanındaki makamının nasıl olduğuna baksın.”

27- “Yüzünün suyu donmuştur; ancak bir şey istersen yumuşar, sızıp damlamaya başlar. Öyleyse kime yüz suyu döktüğüne dikkat et.”

28- “İnsan oğluna kibirlenmek yakışır mı, dün bir meni parçasıydı, yarın bir leş olacak…”

29- “Gerçek fakihin (din aliminin) kim olduğunu size söyleyeyim mi? Gerçek fakih, insanların Allah’a isyan etmesine müsaade etmeyen, onları Allah’ın rahmetinden ümitsizleştirmeyen, onları Allah’ın azabına karşı emin kılmayan ve Kur’ân’ı bırakıp başka şeylere yönelmeyen kimsedir. Bilinçsiz ibadette, fikirsiz ilimde, tedebbür (dikkat ve tefekkür) edilmeyen kıraatte hayır yoktur.”

30- “Günlerinizi maceralar anlatmak, şöyle böyle yaptım demekle geçirmeyiniz. Çünkü amellerinizi koruyan muhafızlar sizinle bilirliktedir. Allah’ı, her yerde anın. Peygamber (s.a.a)’e ve Ehl-i Beyt’ine salavat getirin. Zira Allah-u Teala, O Hazreti andığınızda ve O’na saygıda bulunduğunuzda duanızı kabul eder.”

31- “Gerçekten takvalı kimseler, hem geçici dünyanın nimetlerinden yararlandılar, hem de ahirette verilecek nimetleri kazandılar; dünya ehlinin dünyasına ortak oldular, ama dünya ehli onların ahiretinde onlara ortak olamadılar.”

32- “Bir insan, ciddi olsun şaka olsun her türlü yalanı terk etmedikçe imanın tadını alamaz.”

33- “Eğer dinini dünyaya tabi kılarsan, hem dinini hem de dünyanı bozar ve ahirette zarara uğrayanlardan olursun; ama dünyanı ahiretine tabi kılarsan, hem dinini, hem de ahiretini korur ve ahirette kurtuluşa erenlerden olursun.”

34- “Dünya, insanın elinin altında yumuşak olan ama içinde öldürücü zehir bulunan bir yılana benzer; aldanan bilgisiz ona meyleder, akıllı kişiyse ondan çekinir.”

35- “Ey Kumeyl, bu kalpler kaptırlar, bunların en iyisi daha geniş olanıdır. Öyleyse söylediklerimi koru. İnsanlar üç kısımdır: Ya rabbani alimdir, ya kurtuluş için öğrenendir, ya da her sesin peşice giden ve her rüzgara kapılan ahmak kimselerdir ki, bunlar ne ilim nuruyla aydınlanmış, ne de sağlam bir direğe sığınmışlardır.”

36- “Size beş şey vasiyet ediyorum, eğer onları elde et-mek için develere binip seferlere düşseniz de değer mi değer: Hiçbiriniz Rabbinden başkasından bir şey ummasın, günahından başka bir şeyden korkmasın, sizden birinize bilmediği bir şey sorulduğunda “bilmiyorum” demeye utanmasın; hiçbiriniz bilmediği bir şeyi öğrenmekten çekinmesin. Sabredin, çünkü sabır imana nispetle cesetteki baş gibidir. Başı olmayan bedende hayır olmadığı gibi sabrı olmayan imanda da hayır yoktur.”

37- “İnsanlarla öyle kaynaşın ki, öldüğünüzde ağlasınlar size; sağ kaldığınızda ise özlesinler sizi.”

38- “Amelsiz dua eden, yaysız ok atmak isteyen kişiye benzer.”

Sponsorlu Bağlantılar

39- “Cennet, amelle kazanılır; emelle değil.”

40- “Müminin ayıpları ortaya çıkıp horlanarak cennete girmesi ne de kötüdür. İşlediğiniz günahlarınızın affedilmesi için kıyamet günü size şefaat dilemekten dolayı bizi zahmete düşürmeyin. Kıyamet günü kendinizi düşmanlarınızın yanında utandırmayın. Allah katındaki makamınızı bırakıp bu değersiz dünyaya kapılarak kendinizi tekzip etmeyin.”

——————

KAYNAKLAR

1- Tuhaf’ul- Ukul, s.239.
2- Tuhaf’ul- Ukul, s. 189.
3- El-Hayat, c. 2, s. 101.
4- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih), s. 499.
5- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 473.
6- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 69.
7- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih)s. 88.
8- Bihar’ul- Envar, c. 68, s. 120.
9- Gurer’ul- Hikem, Fasıl 85, Hadis: 219.
10- Gurer’ul- Hikem, Fasıl 8, Hadis 272.
11- Gurer’ul- Hikem, Fasıl 77, Hadis 547.
12- El-Hayat, c. 2, s. 337.
13- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 430.
14- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 487.
15- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 191.
16- Tuhaf’ul- Ukul, s. 135.
17- Tuhaf’ul- Ukul, s. 159.
18- Tuhaf’ul- Ukul, s. 157.
19- Gurer’ul- Hikem, Fasıl 85, Hadis 40.
20- Tuhaf’ul- Ukul, s. 421.
21- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 546.
22- Bihar’ul- Envar, c. 77, s. 418.
23- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 83
24- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 551.
25- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 536.
26- Tuhaf’ul- Ukul, s. 189.
27- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 535.
28- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 555.
29- Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 41.
30- Tuhaf’ul- Ukul, s. 181.
31- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 383.
32- Usul’ul- Kafi, c. 2, s. 340.
33- Gurer’ul- Hikem, Fasıl 10, Hadis 44.
34- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 489.
35- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 495.
36- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 482.
37- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 470.
38- Nehc’ul- Belağa, (Suphi Salih) s. 434.
39- Gurer’ul- Hikem, Fasıl 18, Hadis 119.
40- Tuhaf’ul- Ukul, s. 183.

Sponsorlu Bağlantılar

Benzer Yazılar


(2) Yorum

    Ali
    06 Mart 2017 - 16:06

    Hz. Ali’nin sözlerinin hapsi çok derin anlamlar içeriyor ve ilahi kelamlar içeriyor. Peygamber kucağında büyüyen tertemiz bir imam ve önderdir.

    […] Hz. Ali’nin Söylediği Özlü Sözler ve Özdeyişler […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir