El ve Ayak Uyuşması Neden Kaynaklanıyor? Tedavisi Nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sizden gelen soru:

Elde ve ayakta uyuşmalarım oluyor tedavisi nedir neyden kaynaklanıyor? Bilgilendirir misiniz teşekkür ederim?

Cevap:

El ve Ayak Uyuşmasının Nedenleri

El ve ayak uyuşmaları her insanda görülecek türden sorunlardır. Önemli olan el ve ayak uyuşmalarının sürekli olmamasıdır. Arada sırada olması kafaya takılacak bir durum değil, hatta faydalı da olabilir. Uzun süreli devam eden el ve ayak uyuşmaları bir sağlık sorununun belirtisi olabilir. Bu uyuşmalar genelde sol el yada sol kol uyuşması, sol ayak ayak yada sol bacak uyuşması, sağ el yada sağ kol uyuşması veya sağ ayak yada sağ bacak uyuşması şeklinde olur.

En sık görülen el ve ayak uyuşmasının nedeni el ve ayaklarınıza kan gitmemesidir. Örneğin uzun bir süre bir ayağınızın üzerine oturduğunuzda yada bir kolunuzun üzerine yattığınızda kan gitmeyeceği için el ve ayak uyuşmaları görülebilir. El ve ayaklarınıza kan gitmediği zaman hücreler oksijensiz kalır ve bunun sonucunda beyne sinyal gider. Bu yüzden bu tür uyuşmalara maruz kalmamak için hep aynı şekilde oturmamak veya hep aynı tarafa yatmamak gerekir.

el uyuşması ve karıncalanması

El ve Ayak Uyuşmasının – Karıncalanmasının Nedenleri

Örnek vermek gerekirse elinizdeki bir parmağınız uyuşuyorsa elinizde yada bileğinizde bir sinir sıkışması olabilir. Sabah kalktığınızda eliniz uyuşmuş ise elinizin üzerine yatmış olma ihtimaliniz çok yüksektir. Şimdi bu uyuşma ve karıncalanmalara neden olan etkenleri inceleyelim;

Sinir veya Kan Damarına Basınç : Genellikle uzun süre aynı pozisyonda oturma yada bir tarafa doğru uyuma sonucunda bu durum ortaya çıkar. Bunun sonucunda iğne batıyor hissi yaşarsınız ve bir süre hareket edince geçer.

Karpal Tünel Sendromu: Bu sendrom özellikle el parmaklarının karıncalanması veya uyuşmasının belirtisidir. Bu sendromun bazıları geçicidir ancak bazıları ise ameliyat gerektirir. Sıkışan sinir hücreleri ameliyat ile alınır.

Raynaud Hastalığı: Soğuğa karşı hassasiyet olarak bilinen bir hastalıktır. Bu hastalıkta el ve ayak parmakları uyuşur, daha sonra beyazlar, ardından mavileşir. Soğuk havalarda el ve ayak parmaklarınız kızarır, sıcakta ise acır. Bunun çözümü ise al ve ayaklarınızı soğuktan uzak tutmanız ve sürekli sıcak tutmanızdır.

Servikal Ostreoartrit: Genellikle 50 yaşından sonra görülen uyuşmalarıdır. Bu servikal uyuşmaları boyun ağrıları da takip eder.

Bel Fıtığı, Disk Kaymaları: Bel fıtığı ve disk kaymaları özellikle kollarda ve ayaklarda uyuşmalara neden olabilir.

Çeşitli Sinir Hastalıkları: Bir çok farklı nörolojik hastalık el ve ayak uyuşmasına neden olur.

Kalp Krizi Belirtileri: Kalp krizi belirletinin en önemlilerinden birisi de sol kol uyuşmasıdır. Ancak her kol uyuşması kalp krizi belirtisi değildir. Bu yüzden her sol kol uyuşmasını kalp krizi belirtisi olarak değerlendirmemek lazım.

Sponsorlu Bağlantılar

İnme veya Geçici İskemi Krizi : Vücudun sağ yada sol tarafında görülen uyuşma ve karıncalanma, anlaşılamaz konuşma, bulanık veya çift görme, bilinç bulanıklığı ve baş dönmesi gibi belirtiler geçici iskemi krizinin veya inmenin habercisi olabilir.

Pratik Tedbirler ve Uyuşmalarından Korunma

El ve ayak uyuşmalarından korunmak için yapacağınız bir kaç pratik öneri bulunmaktadır. Bunlar arasında ilki sağlıklı beslenmedir. İşlenmemiş gıdalar tüketmek, sigara ve alkol gibi sağlık açısından çok ciddi zararları bulunan şeyleri içmemek gerekir. Spor yapmaya özen gösterilmeli ve her gün en azından yarım saat yürüş yapılmalıdır.

Bilgisayar kullananlar sürekli aynı pozisyonda oturmamalı ve yarım saatte bir ayağa kalkıp kısa yürüyüşler yapmalıdır. Yatak saçimine dikkat etmeli ve geniş yataklar tercih edilmelidir. Yatarken sürkli aynı tarafa yapmamalıyız.

Uyuşma olduğu zamanlarda kan dolaşımını yoluna sokmak için uyuşan bölgeye masaj yapılabilir. Kol ve bacaklarda uyuşma görüldüğü zaman bu uzuvları hareket ettirmek gerekir. Eğer dar giysiler giymişseniz bu giysileri çıkarın yada gevşetin.

El ve Ayak Uyuşmalarını Önemseyin

El ve ayak uyuşmaları çoğu zaman sinirsel nedenlerden dolayı olur. Eğer sık sık ayaş uyuşmaları yaşıyorsanız uç motor sinirlerinde ya da duyu sinirlerinde hasar meydana gelmiş olabilir. Uyuşmaların ciddi olup olmadığını anlamak için yanma, karıncalanma, gıdıklanma, kuvvetsizlik, ağrı veya kramp gibi belirtilerin olup olmadığına bakın.

NÖROPATİ NE DEMEK?

Tıp dilinde “nöropati” olarak adlandırılan bu durumun her şeyden önce sinir sistemiyle ilgili bir sorunun ifadesi olduğunu bilmelisiniz. Sinir sistemi, mükemmel ama bir o kadar da karmaşık bir yapılanmadır. İşlevlerini komuta merkezleri olarak hareket eden hücreler yani nöronlar ve bu komuta kontrol merkezleri arasında iletişimi sağlayan lif demetleri yani sinirler aracılığı ile yürütür.
Nöropati sözcüğü, beyne, duyularla ilgili verileri aktaran ve beyinden ya da omurilikten kaslara yollanan iletileri kontrol eden sinir liflerinde bir hasar olduğunu işaret eder.
Problem duyusal sinir liflerini ilgilendiriyorsa daha çok duyusal bozukluklar yani yanma, uyuşma, karıncalanma gibi şikâyetler ön plandadır. Sorun motor liflerdeyse güç kaybı ön plandadır.

SEBEPLERİ NELERDİR?

Nöropati birçok nedenle ortaya çıkabilir. Zehirlenmeler, özellikle de kurşun, cıva ve arsenik zehirlenmeleri, enfeksiyon hastalıkları, bazı kanser türleri, endokrin hastalıkları, magnezyum veya demir eksikliği nöropatiye yol açabilir.
Bel fıtığı, bel omurlarında kireçlenme ve kaymalar da nöropati nedeni olabilir. Sinir sıkışmaları sonucu “tuzak nöropatisi” denen tablo oluşabilir.
Ancak nöropatinin en sık nedeni olarak şeker hastalığını, aşırı alkol tüketimini ve B12 vitamini eksikliğini saymak gerekir.

B12 desteği alayım mı?

BİR SORU

B12 vitamini eksikliği söz konusu olduğunda, uygun dozda destek kullanılarak tamamlanmalıdır. B12 eksikliği her yaşta görülebilir. Bu eksiklik bellek kaybından zekâ keskinliğinde azalmaya, kansızlıktan uyuşmalara kadar çok sayıda probleme yol açar. Tıpkı D vitamini noksanlığı gibi bu vitaminin noksanlığı ile de eskiye oranla daha sık karşılaşıyoruz. Özellikle vejetaryen beslenenler, mide ameliyatı geçirenler, mide asidini azaltan ilaçları uzun süre kullananlar bu konuda daha çok risk taşıyorlar. Ayrıca yaşlılarda da bu sorun çok sık görülüyor.

Magnezyum desteği ne işe yarar?

BİR BİLGİ

Kramplardan, el ve ayak uyuşmalarından yakınanlar magnezyum desteğinden fayda görebiliyor. Magnezyum kemik için de önemli bir mineral. Yeşil yapraklı sebzeler, badem, ceviz, fındık, fıstık gibi sert kabuklu meyveler, kuru baklagiller ve tahıllar yeteri kadar alınıyorsa magnezyum eksikliği pek görülmüyor. Eksikliğine daha ziyade yaşlılarda, idrar söktürücü ilaçları kullananlarda, alkoliklerde, beslenme bozukluğu olanlarda rastlanıyor.
Düzenli kalsiyum ve magnezyum desteği kemik erimesi riskini azaltıyor. Bu desteğe kanınızda magnezyum seviyenizi ölçtürmeden başlamanızı önermem. Doktor kontrolü olmadan kullanılmasını da tavsiye etmem. Özellikle kramplar, el-ayak uyuşmaları, yorgunluk, stres gibi sorunlarda bu destekten faydalanılıyor ama mutlaka doktor kontrolü altında…

Kendiniz Ne Yapabilirsiniz?

Dolaşımı düzenlemek için uyuşan bölgeye masaj yapın. Uyuşan vücut bölgesini hareket ettirin. Giysilerinizi gevşetin. Raynaud hastalığında, el ve ayaklarınızı ısıtın. Disk kayması varsa, dizlerinizin altına yumuşak bir yastık koyarak yere uzanın veya dizlerinizin arasına yastık alarak yatın. Sıcak bir zemin üzerine uzanın. Boyun ve sırttaki sertleşme için ibuprofen veya aspirini deneyin.

Önleme

Uzun süre aynı pozisyonda oturmak, dayanmak ve yatmaktan sakının. Doğru oturup kalkın. Düzgün duruş omuriliğiniz ve boynunuzdaki baskıyı kaldırır. Dik oturun, göğsünüzü kaldırın, çenenizi hafifçe eğin ve başınızı kulaklarınız omuzlarınızı değinceye kadar hareket ettirin. Sigarayı bırakın. Dolaşım sisteminizi etkiler. Tekrarlamalı işleri yaparken mola verin veya başka iş yapın. Klavyeyle çalışma mahalliniz el, bilek ve kol pozisyonu için uygun olmalıdır.

Öteki Nedenler Aşırı soğuk Dolaşım sorunu Romatizmal artrit Şeker hastalığı

Bel Fıtığı: (%66)
Bel omurları arasında bulunan ve disk adı verilen yapının fıtıklaşarak kalça ve bacağa giden sinir köklerine bası yapmasıdır. Tedavisinde istirahata ve kas gevşetici ilaçlara rağmen hastanın şikayetleri devam ediyorsa fizik tedavi uygulanmalıdır. Fizik tedaviye rağmen hastanın ağrıları devam ediyorsa veya geriletilmeyen bir güç kaybı, bacakta incelme, dayanılmaz ağrılar varsa veya çekilen tomografi veya MR filmlerinde diskten bir parça koptuğu tespit edilirse çözüm cerrahi müdahaledir. Ameliyatla omurilikten çıkan sinirlere olan mekanik bası giderilmelidir. Eğer cerrahi müdahale yapılmaz ve sinire bası devam ederse hastada idrarını tutamama, seksüel gücün kaybı, ayaklarda felç gibi sorunlar gelişebilir. Maalesef halk arasında ameliyat olursam sakat kalırım, uzun süre yataktan kalkamam, korse takmak zorunda kalırım veya fıtığım tekrarlar, tekrar ameliyat olurum gibi inanışlar mevcuttur. Ancak Mikrocerrahi sayesinde bu tip korkulara gerek kalmamıştır.

Omurilik Kanal Daralması: (%10)
Tıpta lomber spinal stenoz denilen kanal darlığı omuriliği çevreleyen kemik ve bağ dokusu kireçlenmesiyle omuriliğe bası oluşması olayıdır. Bu bası sonucu her iki bacakta ağrı yanma karıncalanma ve yürüme güçlüğü gibi belirtiler gözükür. Kişi kısa bir mesafe yürümeye çalışsa bile sık sık durup dinlenme ihtiyacı hisseder. Otururken vücudunu öne doğru eğer, anacak böyle rahatlar. Hastalık ilerlerse bacaklarındaki uyuşukluk ve yanmalar gece hastayı uyandırır, uyandığında bacaklarını bir kütük gibi hisseder, bacaklarını nereye koyacağını bilemez. Hastalığın ilerlediğini gösteren diğer bir belirti de bacaklara sık sık kramp girmesidir. En ileri safhada ise cinsel güç kaybolur, hasta idrar kaçırmaya başlar. Sadece uyuşmanın veya yanmaların olduğu dönemde hastaya fizik tedavi, yüzme ve eksersizler önerilir. er bu darlık ileri derecedeyse yani hasta yürürken sık sık dinlenmek ihtiyacını duyuyor veya geceleri uyuşukluk nedeniyle uyanıyorsa mutlaka ameliyat gerekir.

Beyin Kanamaları, Damar Tıkanmaları: (%2)
Halk arasında felç de denilen bu rahatsızlığın belirtileri:
Vücudun bir tarafında halsizlik Bu his eldeki bir eşyayı tutamayıp düşürmekten, kolu bacağı kaldıramamaktan tam paralize olmaya kadar türlü türlü biçimlerde olabilir. Diğer belirtiler gibi bu da bazen geçici olur ve birkaç dakika, bir kaç saat, hatta bir kaç gün kadar sürer ve sonra kaybolur. Bu nedenle kişiler olayın üzerinde fazla durmaz ve ihmal ederler. Vücuttaki bu halsizliğin belki yatakta biçimsiz bir pozisyonda uyumuş olmaktan kaynaklandığını sanırlar, Vücudun bir kısmında uyuşma veya hissizlik Ayağın uyuşması gibi, Eşyayı çift görme, Ayak üstünde dururken sendelemek Bazen bununla birlikte bulantı hissi de olabilir, Gözün tamamen veya kısmen görme yeteneğini yitirmesi, Konuşmakta veya konuşulanları anlamakta güçlük çekmek, Şiddetli ve nedeni bilinmeyen başağrısı. Bu ağrı gerginlikten veya migrenden kaynaklanan baş ağrısına benzemez. Ağrı aniden ve gök gürlemesi gibi gelir,oldukça şiddetli ve diğer bütün baş ağrılarından daha kötüdür. Gerek kendinizde gerekse ailenizin bireylerinde bu tür belirtileri gördüğünüz zaman göz ardı etmeyiniz. Belirtiler felcin her an gelebileceğinin habercisi olabilir. En iyisi hemen ya doktora veya bir hastanenin acil servisine gitmektir. Yerinde müdahale ile felç önlenebilir veya etkileri hafifletilebilir.
Beyin Veya Omurilik Tümörleri: (%1)
Yukarıda sayılan tüm belirtiler tümörlerde de görülür.
Beyin Veya Omuriliği Tutan Enfeksiyonlar: (%1)
Felç belirtilerine yüksek ateş, lökosit sayısında ve sedimantasyon hızında artış da eklenir.
Şeker Hastalığı: (%5)
Şeker hastalığı, kan şekerinin çok yüksek olmasıyla kendini gösteren kronik bir hastalıktır. Dünyadaki en yaygın hastalıklardan biridir. Vücut glikozu enerjiye dönüştüremediği zaman ortaya çıkar. Glikozun enerjiye dönüştürülmesi pankreastan salgılanan insülin hormonu yardımıyla olur. Eğer pankreastan insülin salınımı azalır veya kaybolursa, glikoz kanda kontrolsüz bir şekilde yükselir ve şeker hastalığına yol açar.
Huzursuz Bacak Sendromu: (%2)
Huzursuz bacak sendromu olan kişiler genellikle yatağa girip hareketsiz kaldıklarında bacaklarında fark ettikleri ancak tam olarak da tarif edemedikleri rahatsız edici hislerden yakınırlar. Bu hisler kişiler tarafından baldırlarım ağrıyor,bacaklarıma derinden bir şeyler batıyor, yanıyor,uyuşuyor,bacaklarımla böcekler yürüyor, küçük bıçaklar saplanıyor gibi çok farklı şekillerde tarif edilir. Bu hislerin ortak özelliği istirahat halinde ortaya çıkıp, hareket ile kaybolmalarıdır. Bu nedenle bu hisler sadece yatarken değil gün içinde özellikle uzun süre hareketsiz kalındığında da (televizyon, sinema seyrederken, seyahat sırasında) ortaya çıkar ve kişi bacaklarını hareket ettirme ihtiyacı duyar.Huzursuz bacak sendromu kalıtsal geçişi olan bir durumdur. %95 oranında sebebi belirsiz olarak ortaya çıkar, %5 oranında da demir eksikliği, şeker hastalığı, üremi, vitamin B12 eksikliği, kalsiyum veya magnesium eksikliği, bel fıtığı, bacak varisleri nedeni ile de ortaya çıkabilmektedir.
Kanser Metastazları: (%1)
Akciğer kanseri, uzak organlara yayıldığında şu belirtilere sebep olabilir: Kemik ağrısı, Nörolojik belirtiler (bir bacak veya kolun uyuşması, baş dönmesi, göz kararması), Sarılık (deri ve gözlerin sararması).
Bacak Kırılmaları: (%1)
Eğer kırılan kemiklerin arasında sinirler sıkışırsa uyuşma hissedilir.
Vitamin Eksiklikleri: (%3)
Özellikle akşam saatlerinde hissedilen bacaklardaki uyuşmaların demir ve folik asit yetersizliğinden kaynaklandığı biliniyor.
Hematolojik Hastalıklar: (%1)
Özellikle myelodisplastik sendromda görülür. Myelodisplastik sendromda kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinin olgunlaşamaması yanında kemik iliğindeki kan hücrelerinde normal hücrelerden farklı olan gelişim bulunur. MDSli hastalarda kan yapımında azalmanın sonucu olarak kan hücrelerinde azalma (anemi) ve kan hücrelerinin kalite bozukluğu vardır.
Donma: (%1)
Donma olayında en önemli belirti el ve ayak parmak uçlarının uyuşması ve karıncalanmasıdır. Derhal ayakkabı bağlarını gevşetip sert darbelerle ayaklarınızı yere vurun ve ellerinizi birbirine vurarak uyuşmanın geçmesini sağlayın. Böyle bir durumda aşırı ısı kaynağına uyuşan bölgenizi yaklaştırmayın. Uyuşmadan sonraki en tehlikeli belirti, artık iyice hissizleşen çimdikleme veya sert uçlu darbelere tepki vermeyen organlardır. Böyle bir durumda donan kısım battaniye ile sarılmalı, eller mümkünse koltuk atlarına sokulmalıdır. Büyük donmalarda 37 dereceye ısıtılmış su ile donan bölge ovulmalıdır. Ancak bu şekilde çözünen doku tekrar donma tehlikesi ile karşılaşırsa donan bölgede büyük hücre kayıpları olur ve organ kangren olabilir. O nedenle bu işlem açık arazide yapılmamalıdır.
Multipl Skleroz: (%1)
Nörolojinin en önemli hastalıklarından biri olan ve son yıllarda görülme sıklığı artan MS hastalığı, doktorların tabiriyle sinsi bir hastalık. Daha çok 15-40 yaşlarındaki yetişkinlerde görülen, baş dönmeleri, uyuşmalar ve bacaklarda halsizlik gibi birtakım belirtiler gösteren MS hastalığının ne yazık ki kesin bir tedavisi de yok.
Diğer: (%1)
Tuzak nöropatiler, romatizmal hastalıklar, varis gibi hastalıklar da bacaklarda uyuşmaya yol açar.
Op. Dr. Aybars Akkor

Ellerde Uyuşma Nedenleri

1-Boyun Düzleşmesi: (%70)

Boyun düzleşince beyine giden dört damardan ikisi (vertebral arterler) gerilir ve beyine yeterince kan gidemez, kişide başağrısı, başdönmesi, bulantı, unutkanlık, tedavi edilmezse daha ileri safhalarda dengesizlik, konsantrasyon bozukluğu, ileri derecede alınganlık, isteksizlik oluşur.Boyun gerginliği çok ilerlememiş, henüz başlangıç safhasında ise kas gevşetici ilaçlar, sıcak uygulama, gürültüsüz ve az ışıklı yerlerde istirahat ile önlenebilir. Fakat boyun gerginliği ilerlemiş, ağrılar kollara da yayılıyorsa tedaviye fizik tedavinin veya tamamlayıcı tıp tedavisinin de eklenmesi gerekir. Eğer mevcut hastalığa eklenen ileri derecede bir boyun fıtığı da varsa cerrahi müdahale de gerekebilir.Boyun gerginliği tedavi edilmezse başağrıları sıklaşır ve ağrı kesici ilaçlara cevap vermez hale gelir, kişide mutsuzluk hali depresyona dönüşür. Sürekli boyun gerginliği boyun fıtıklarına zemin sağlar, kollarda uyuşukluk, güçsüzlük oluşur. Dengesizlik ve yürüme güçlükleri, ince beceri gereken hareketlerin yapılamaması gibi sorunlar ortaya çıkar.

2-Karpal Tünel Sendromu: (%10)

Koldan gelen bir sinir ve kas bağları el ayasının tabanında, bilek bölgesinde dar bir kanal ya da tünelden geçerek ele ulaşır. Bu dar kanala Karpal Tünel adı verilir, karpal tünelin içinden geçen sinir ise Median Sinir olarak adlandırılır. Karpal tünel sadece median sinir ve kas bağlarının sığabileceği kadar bir genişliğe sahiptir. Kanal içinde yer kaplayan herhangi bir oluşum ya da şişlik içindeki dokuların sıkışmasına neden olur. Median sinirdeki bu sıkışma sinirin uyardığı bölgelerde uyuşma ve keçeleşme şikayetleri ile kendini belli eder. Median sinirin karpal tünelde sıkışması ile ortaya çıkan bu tablo Karpal Tünel Sendromu olarak adlandırılır. Karpal tünel sendromu varlığında değişik tedavi alternatifleri mevcuttur. Bandaj bunlar arasında en sık kullanılan yöntemdir. Parmaklar, el ve bileğin doğal pozisyonlarında hareketinin engellenerek dinlendirilmesi karpal tüneldeki basıncı azaltmada oldukça etkili bir yöntemdir. Bandaj ile ağrının azalmadığı durumlarda bilek içine küçük dozda kortizon ya da lokal anestezik enjeksiyonu yapılabilir. Ağrıyı ve enflamasyonu gidermek amacıyla çeşitli steroid olmayan antienflamatuar ve ağrı kesiciler kullanılabilir. Hamile kadınlarda bu ilaçlar mutlaka hamileliği takip eden doktorun önerisi ile kullanılmalıdır. Israrcı olgularda küçük bir cerrahi müdahale gerekebilmektedir. Bu işlem hastanede yatmayı gerektirmeyen, ayaktan yapılan bir müdahaledir. El ayasında bileğe yakın bir alandan yapılan küçük bir kesi ile sıkışmaya neden olan bağ dokusu rahatlatılır. İşlem sonrası hasta 4-6 hafta içinde tamamen normale döner.

3-Ulnar Oluk Sendromu: (%5)

El önkol kemikleri olan radius-ulna ile bilek eklemini ve birbirleriyle eklem yapan 2 sıra halinde 8 kemikten oluşan küçük karpal kemikler, 5 tarak kemiği, 14 parmak kemiğinden oluşur. Median, radial sinir ve ulnar sinir eldeki ana sinirlerdir. El hareketlerinin büyük kısmı önkolda bulunan ve tendonları ele uzanan adaleler aracılığı ile olur. Eğer 4. ve 5. parmaklarımızda uyuşukluk hissediyorsak ve dirseğimizden başlayan bir ağrı varsa ulnar sinir basısından şüphelenmek gerekir. Teşhis EMG ile konur. Eğer ileri safhadaysa cerrahi müdahale gerekir.

4-Boyun Tutulması, Kas Spazmı: (%5)

Genellikle boyunu destekleyen kasların aşırı gerilmesi ile oluşur. Ağır bir şey kaldırmak, aşırı spor, iş aktivitesi, yanlış masa başı çalışması kas spazmına neden olabilir. Ayrıca yanlış pozisyonda uyuya kalma, yüksek yastık ve kötü seyahat şartları da
boyun tutulması yapabilmektedir. Çoğu zaman basit tedaviler ile spazm
ve tutulma çözülmektedir. “Miyofasial ağrı, Fibromiyalji , Fibrosit ve Miyozit” diye de adlandırılan uzun süreli kas ağrısında, kas içersinde ağrıyı tetikleyen noktalar ve elle
de hissedilebilen düğmecikler mevcuttur.
5-Boyun Fıtığı: (%5)

Her iki boyun omuru arasında yastık görevi yapan jölemsi kıkırdak disk dokusunun omurilik ve kola giden sinirlere doğru taşmasıdır. Basının büyüklüğü ve etkinliğine göre boyun ve kol ağrısı, kol kaslarında kuvvet kaybı, ellerde his kusuru, uyuşma ve beceriksizlik görülebilir. Eğer omur iliğe doğru bası olur ise yürüme zorluğu, bacaklarda kuvvetsizlik ve idrar şikayetleri de görülebilmektedir. Konservatif tedaviye rağmen şikayetler geçmiyor, ciddi omurilik ve sinir basısı var ise; o zaman tedavi cerrahidir.
6-Hipotiroidi: (%1)

Sponsorlu Bağlantılar

Tiroit hormonlarının kanda çok az bulunması durumuna hipotiroidi veya hipotiroidism denir. Kadınlarda erkeklere nazaran çok daha sık görülür.Hipotiroidide şikayet ve belirtiler: Yorgunluk hissi, Uyuşukluk, Uyku hali, Konsantrasyon bozukluğu, Sersemlik hissi, Depresyon , Ciltte kuruluk, Saç dökülmesi, Kuru ve kırık saç, Kabızlık, Kilo alma, Kilo vermede zorluk, göz kapaklarında şişme, Balmumu renginde yüz, Terlemede azalma, Boğuk ses, Üşüme, İştah azalması, Eklem ağrısı, Ellerde uyuşma hissi, Hareketlerde azalma, Konuşmada yavaşlama, Nabız sayısında düşme, Bacaklarda şişme, Reflekslerde azalma, Tırnaklarda kolay kırılma, Kas krampları, Guatr, Tansiyon yüksekliği, Kolesterol seviyesinde yükselme, Aybaşı halinin bozulması, Düşük yapma, Çocuk yapamama, Sekste azalma, Çocuklarda boy kısalığı. Hipotiroidide en sık görülen bulgular yorgunluk, halsizlik aşırı uykuya meyil, saç dökülmesi ve üşüme hissidir. Bazen hasta hafıza kaybının farkına varmayabilir, arkadaşları tarafından bu yüzden uyarılabilir. Orta derecede kilo alma olur ve zayıflamakta güçlük çekilebilir. Aşırı şişmanlığa hiçbir zaman neden olmaz.

7-Diyabet: (%1)

Sürekli yüksek değerlerde seyreden şeker hastalığı da ellerde uyuşmaya sebep olabilir.

8-Diğer: (%3)

Romatizmal hastalıklar, kas hastalıkları, multipl skleroz, beyin tümörleri, beyin damar tıkanmaları, kol damarlarındaki tıkanıklıklar v.s.

Sponsorlu Bağlantılar

Benzer Yazılar


Yorum

    Cetin
    26 Aralık 2016 - 22:49

    Elim ve ayağım bir de uyuşuyor neden

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir