Şekerin Zararları Nelerdir? Vücudumuza Şekerin 10 Zararı

Sponsorlu Bağlantılar

Şeker En Tatlı Zehirdir

Uzmanlar günlük şeker ihtiyacının 3 çay kaşığı kadar olduğunu belirtiyor ancak kişi başına tüketilen şeker miktarı bunun çok çok üzerinde. Çünkü şekeri direkt almanın yanı sıra bir çok  gıda ile birlikte zaten alıyoruz. Neredeyse şeker olmayan gıda yok.

Meyve ve sebzeler ile birlikte bir çok gıda içerisinde doğal şeker bulunuyor ve direk şeker almamıza gerek kalmadan günlük şeker ihtiyacımızı karşılayabiliyoruz. Ancak bunların yanı sıra çikolatalar, kekler, pastalar, bisküviler, tatlılar vs derken günlük ihtiyacımızın kat kat fazlasını tüketiyoruz.

Sponsorlu Bağlantılar

Şekerin metabolizma üzerindeki zararlı etkileri vardır ve her türlü hastalığa neden olabiliyor. Gelin şimdi şekerin sağlığımız üzerindeki zararlarına göz atalım…

1. Diş Çürümesi

Muhtemelen daha önce bu milyonlarca kez duydunuz. Özellikle besinlere eklenen yapay şekerler fruktoz şurubu gibi, çok kolay sindirilir ve dişlerin düşmanıdır. Özellikle çok şeker yiyen küçük çocuklarda diş çürümelerini daha sık görebiliyoruz. Bunun nedeni ise çocukların dişleri yetişkinler kadar gelişmiş olmadığı için daha çabuk şekere tepki gösterip çürüyor.

Şekerli yiyeceklerin içerisinde yer alan şekerler kötü bakteriler ağızda besleyerek dişlerin çürümesine neden olur.

2. Karaciğer Sorunları

Şekerin vücutta yağa dönüşme hızı daha yüksektir. Besinlerde kullanılan glikoz ve fruktoz şekerleri ile yağ hücreleri doğrudan beslenir. Fruktoz işlendiği zaman ise karaciğerde yağlanmaya neden olur. Aşırı şeker tüketimi karaciğer yağlanmasına neden olabilir  ve her türlü karaciğer sorununu tetikleyebilir.

Fruktoz karaciğerde yağ dönüşümünü hızlandırır. Bu da alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasına neden olur. Bu da metabolik hastalıklarla ilişkilidir ve batılı ülkelerde büyüyen bir sağlık sorunu haline gelmiştir.

Çalışmalar ortalamadan 2-3 kat daha fazla fruktoz tüketenlerin yağlı karaciğer sorunu ile karşılaştığını göstermektedir.

3. Alzheimer Riskini Artırır

Fazla şeker tüketiminin alzheimer riskini artırdığı yapılan çalışmalar ile ortaya çıkarıldı. 2013 yılında yapılan bir araştırmada insülin direnci ve yüksek kan şekeri seviyeleri ile nörodejenaratif hastalıklara yakalanma riskini artırdığı ortaya çıkarıldı.

4. İnsülin Direnci ve Tip 2 Diyabet

İnsülin vücutta çok önemli bir hormondur. Kan dolaşımında hücrelere glikozun girmesine izin verir ve yağ yerine glikoz yakımını başlatmasını hücrelere söyler. Kanda çok fazla glikoz olması durumunda zehirli körlük ve diyabet komplikasyonları ortaya çıkar.

Sponsorlu Bağlantılar

Çok fazla şeker tüketmek insülin direncine neden olur. Bu da başta Tip 2 Diyabet olmak üzere metabolik sendrom, obezite, kardiyovasküler hastalıklar gibi bir çok sağlık sorununa neden olur.

Hücrelerimiz insülinin etkilerine karşı dirençli hale geldiğinde, pankreas beta hücrelerini daha fazla hazırlar. İnsülin direnci giderek daha kötü hale geldikçe pankreas kan şekeri seviyesini düşük tutmak için yeterli miktarda insülin üretemeyecektir. Bunun sonucu olarak da kan şekeri düzeyleri fırlayacak ve Tip 2 diyabet ortaya çıkacaktır.

Şekerli gıdaları tüketenlerde % 83 daha yüksek Tip II diyabet riski ortaya çıkmaktadır.

5. Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Fazla şeker tüketmek  insanlarda saldırgan davranışların ortaya çıkmasına neden olur. Özellikle çocuklarda şekerin etkisi ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozuklukları ortaya çıkmaktadır. Yine aynı şekilde çocuklarda konsantrasyon düşüklüğü de çok fazla şeker tüketmenin bir sonucudur. Yerinde duramayan kıpır kıpır çocuklarda şeker nedeniyle bu duruma gelir.

Elma Şekeri, tatlı

6. Kanser Yapar

Kanser tüm dünyada önde gelen ölüm nedenlerinden biridir ve kontrolsüz hücre büyümesi ve çoğalması ile karakterizedir. İnsülin bu tür büyümeleri düzenleyen anahtar hormonların biridir.

Bu nedenle, pek çok bilim adamı yükselmiş insülin seviyelerini (şeker tüketiminin bir sonucudur) kansere katkıda bulunduğunu söylüyor. Buna ek olarak, şeker tüketimi ile bağlantılı olarak metabolik sorunlarda kanser nedenidir.

7. Beyin Üzerine Etkileri

Farklı gıdaların hormonlar üzerinde farklı etkileri olduğundan dolayı beynimizi farklı şekilde etkiler. Çalışmalar şekerin tokluk üzerine etkisinin daha farklı olduğunu gösteriyor. Yapılan çalışmalarda fruktoz şekerinin glikoz şekerine göre beyinde daha az tokluk hissi yarattığı tespit edilmiştir.

Ayrıca şekerin bağımlılık yapıcı özelliği de bulunuyor. Beyin, şekere tıpkı alkol ve diğer bağımlılık yapan maddeler gibi tepki vererek aşırı miktarda dopamin salgılıyor.

8. Obezite

Şeker açlık hissini artırır ve insanların kontrolü kaybederek yemesine neden olabilir. Kilolu çocuklara yada yetişkinlere baktığınızda hepsinin şeker ile arasının çok iyi olduğunu göreceksiniz.

Birçok çalışma ile şeker tüketimi ve obezite arasındaki bağlantı incelenmiş ve güçlü istatistiksel veriler elde edilmiştir. Özellikle çocuklarda şekerle tatlandırılmış içeceklerin obezite riskini % 60 artırdığı görülmüştür. Bu yüzden ilk iş olarak şeker tüketimini azaltmak ve kesmek olacaktır.

9. Bağırsak Florasını Bozar

Sponsorlu Bağlantılar

Sindirim sistemi için kilit rol oynayan bağırsaklarda sağlıklı bağırsak florası bulunur. Bunlar sinidirim sistemini zararlı bakterilere karşı korur ve bağırsağa yardımcı olur. Şeker ise bağırsakta bulunan zararlı parazit ve mantarların çoğalmasına neden olur. Bu durumda vücudun bağoşıklığı için çok önemli bir role sahip olan bağırsak görevini yerine getiremez hale gelir. Dolayısı ile bağışıklık sistemini de zarar görmüş olur.

Ayrıca şeker gaz, kabızlık ve ishale neden olabilir. Şeker vücuttaki iltihaplanma riskini de artırır.

10. Kalp Hastalığı

Uzun yıllar boyunca kalp hastalığının nedeni olarak doymuş yağlar gösterildi. Ancak yeni çalışmalar doymuş yağların kalbe zararı olmadığını ve hatta faydası olduğunu gösterdi.

Çalışmalar fazla miktarda şeker alımının kandaki glikoz ve insülin seviyelerini yükseltiğini göstermiştir ve abdominal obezitenin artırdığını göstermektedir. Tüm bunlar ise kalp hastalığı için büyük risk faktörleridir.

Sponsorlu Bağlantılar

Benzer Yazılar


Henüz yorum yok! İlk yorumlayan siz olun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir