Kastamonu İli Hakkında Detaylı Bilgiler?

Sponsorlu Bağlantılar

Kastamonu Şehri

Kastamonu ili Türkiye’nin coğrafik olarak karadeniz bölgesi sınırları içinde yer alır. Bir kıyısı tamamen denizle sınırlanmıştır. Karadeniz bölgemizde yer alan bu şirin ilimiz hakkında daha geniş çaplı bilgileri gelin beraberce okuyalım .

Kastamonu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan il. Batı Karadeniz bölümünde Karadeniz, Sinop, Çorum, Çankırı ve Zonguldak illeri ile çevrilidir. 35°45’ ve 42°00’ kuzey enlemleri ile 32°43’ ve 34°37’ doğu boylamları arasında yer alır. Trafik numarası 37’dir. Kastamonu akarsu, dağ, orman ve deniz ilidir. Kuzey Anadolu’nun orta kısmındadır.

Fatih’in Trabzon Seferi dönüşü (1462) sırasında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında kendi Müdafaai Hukuk Cemiyeti’ni kuran Kastamonu Cumhuriyet’ten sonra il merkezi oldu. Atatürk şapka devrimini 24 Ağustos 1925 tarihinde Kastamonu’da başlatmıştır.

Kastamonu Künyesi

İl trafik no: 37

Yüzölçümü: 13.108 km2

İlçeleri: Abana, Ağlı, Araç, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Daday, Devrekani, Doğanyurt, Hanönü, İhsangazi, İnebolu, Küre, Pınarbaşı, Seydiler, Şenpazar, Taşköprü, Tosya

İklim: Kastamonu il sınırları içinde iklim genellikle birbirinden ayrılan iki özelli gösterir. Karadeniz sahil kesiminde ılıman bir hava egemendir. Küre Dağları denize paralel uzandıkları için iç kesim denizden gelen ılıman havanın etkisinde değildir. Sert bir kara iklimi egemendir. İlde yağış ilçelere göre farklılıklar gösterir.

İl Nufusu

Orta ölçekte nüfuslanmış illerimizdendir. Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının yarısından daha azdır. Üstelik büyük farklılıklar gösterir. Tarıma elverişli alanlarda kilometrekareye 250 kişi düşerken, bazı yörelerde bu rakam sıfıra kadar iner. Tarıma elverişli alanın azlığı nedeniyle kırsal kesim sürekli büyük kentlere göç etmiştir. Kentin yıllık nüfus artışı eksi 11,96’dır. Tosya ve Taşköprü dışındaki ilçelerinin nüfusu çok azdır. 2000 yılı Genel Nüfus Sayımı’na göre 375.476 olan toplam nüfusunun yüzde 46.35’i kent ve ilçe merkezlerinde, yüzde 53.65’i köylerde yaşar.

Kastamonu Tarihi

Ön Geçmişi

Kastamonu’nun bilinen geçmişi, Hitit İmparatorluğu ile başlar. Hititlerden sonra Frigya ve Lidya Krallıklarının egemen olduğu bu topraklar M.Ö. 4.yy’da Perslerin eline geçmiştir. M.Ö. 4,yy’da Büyük İskender Anadolu ile birlikte Kastamonu topraklarını da Makedonya’ya katmıştır.

İskender’den sonra yöreyi ele geçiren Pontus Krallığı M.Ö. 1,yy’da Romalılar tarafından ortadan kaldırılmıştır. Uzun yıllar Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan Kastamonu M.S. 395 yılında İmparatorluğun bölünmesiyle bütün Anadolu gibi Bizans İmparatorluğuna katılmıştır.

Romalı ve Bizanslılar dönemi

Bugün Kastamonu ve çevresindeki illeri de içine alan ve Romalılar devrinde adına Paflagonya (Pophlagonia) denilen bölgede yer almaktadır.

Romalılar devrinde Taşköprü’nün (Pophlagonia) eyalet merkezi olduğu zamanlar Kastamonu küçük bir kasaba olup, Bizans devrinde ve özellikle imparatorluk hanedanlarından olan Komnenler soyunun memleketi olan şehirin iktidarları döneminde gelişmeye başlamıştır. Bu hanedan zamanında buraya bir kale yapılmış ve Komnenler’in kalesi anlamında “Kastra Komneni” denilmiştir[1]. Bu kelimenin Türkmenlerin bölgeye yerleşmesiyle zamanla (“Kastamoni”, “Kastamonu”) bugünki şekline dönüşmüştür.

Selçuklu ve Osmanlı dönemi

Moğol istilası önünde Türkistan ve İran’dan kaçan Türklerin, ikinci büyük göç dalgasından da en fazla etkilenen şehirlerin başında Kastamonu gelmiş ve İç Anadolu’da Moğollara karşı tutunamayan birçok Türk boyu Ilgaz Dağlarının kuzeyine yani Kastamonu’ya sığınmıştır. Yirmi dört Oğuz boyunun neredeyse tamamı Kastamonu çevresinde yurt tuttuğu gibi, Alpı, Alpağut, Dânişmendli, Kıpçak, Karluk, Çiğil,Yağma gibi Türk boyları da Kastamonu’ya yerleşmişlerdir. Kastamonu’da hâlen birçoğu yaşatılan Kayı, Bayat, Çavundur, Kınık, Îğdir, Afşar, Kıyık, Büğdüz, Bayındır, Çepni, Karaevli gibi yer adları Oğuz iskânının mahiyetini çok iyi ifade etmektedir. 1260’lı yıllarda İbn Sa’d bu kente “Türkmenlerin Başkenti” adını vermiştir[kaynak belirtilmeli]. Yine onun kaydına göre, bu tarihlerde Kastamonu bölgesinde 100 bin çadır halkı yığılmıştır. 

Sponsorlu Bağlantılar

Kastamonu’nun ilk defa Türklerin eline geçmesi Danişmentliler zamanında Ahmet Gazinin Oğlu Gümüş tekin devrinde “1105 yılında” gerçekleşmiştir. 100 yıla yakın bir zaman Danişment idaresinde kalan şehir ve çevresi 15 yıl süre ile tekrar Bizanslılara geçmiş, 1213 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın emriyle Selçuklu kumandanı Hüsamettin Çobanbey tarafından zaptedilmiştir.

Moğollar tarafından bölgenin ikinci kez zaptına memur edilen Şemsettin Yaman Candar kumandasındaki ordu 1292 yılında Kastamonu’ya giderek Muzafferettin Yavlak Arslan birliğini bozguna uğratmış kendisi de öldürülmüştür. Muzafferettin Yavlak Arslanın oğlu Mahmutbey, babasının intikamını almak için mücadeleye girmiş ve Şemsettin Yaman Candar’ı buradan batıya sürmeyi başarmıştır. Şemsettin Yaman Candar’ın ölümünden sonra Süleyman Paşa tarafından 1309 yılında Kastamonu yeniden zaptedilmiş, toprakları genişletilerek “Candaroğulları Beyliği”ni kurmuş ve Çobanlar hakimiyetine son vermiştir.

Osmanlı devletinin kuruluş sürecinde Bizans’a karşı düzenlenen seferlerde Kastamonu’da yerleşik türkler, Osmanlı Beyliğine yoğun bir destek vermişlerdir.

1333’lerde Kastamonu’ya uğrayan ünlü gezgin İbn Batuta,

Kastamonu (Anadolu’daki) şehirlerin en büyük ve en güzellerindendir… Hiçbir ülkede fiyatları bu şehirden daha ucuz bir yer görmedim. şeklindeki açıklamalarıyla şehrin büyüklüğüne ve hayat şartlarının elverişliliğine ışık tutmuştur.

İsfendiyarbeyden sonra “İsfendiyaroğulları” adını da alan Kastamonu beyliği 1460 yılında Osmanlı İdaresine girinceye kadar önemli bir ilim ve kültür merkezi olmuş, bir çok ilim adamı yetiştirmiş, Osmanlılar zamanında da bu özelliğini devam ettirmiştir.

Kastamonu, Fatih Sultan Mehmet’in 1460 yılında Sinop’la birlikte bu şehri alarak Candaroğulları beyliğini ortadan kaldırmasından sonra Osmanlı devletine katılmıştır.

Osmanlı döneminde önemli bir eyalet merkezi olan Kastamonu, uzun süre Üsküdar’a kadar olan bölge ile Sinop,Çankırı,Zonguldak,Bolu,Çorum illerinin yönetim merkezi olmuştur.

Millî Mücadele ve Cumhuriyet dönemi

Kastamonu Ulusal (Milli) Mücadele sırasında lojistik destek açısından en güvenilir bölge olması nedeniyle büyük yarar sağlamıştır. Özellikle Ankara’ya İnebolu-Kastamonu yoluyla yiyecek, giyecek, para, cephane ve silah gönderimi yapılmıştır. Ve Kurtuluş Savaşı’nda cepheye en çok asker gönderen ildir.

Türk egemenliğine geçtikten sonra hiç düşman istilasına uğramamış olan Kastamonu, Çanakkale ve İstiklâl savaşında en fazla şehit veren illerimizden biridir.İl, Çanakkale Savaşında 2.527 şehit verdi. Meşhur “Çanakkale Türküsü“,Kastamonu’lu aşık Yorgansız Hakkı’ya aittir.

Kastamonu’da Eğitim

Liseler

  • KASTAMONU TİCARET MESLEK LİSESİ
  • Kastamonu Endüstri Meslek Lisesi
  • Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi (Anadolu’da kurulan en eski lise[kaynak belirtilmeli])
  • Kastamonu Mustafa Kaya Anadolu Lisesi
  • Kastamonu Fen Lisesi
  • Kastamonu Göl Anadolu Öğretmen Lisesi
  • Kastamonu Prof. Dr. Saime İnal Savi Anadolu Lisesi
  • Kastamonu Kuzeykent Anadolu Lisesi
  • Kastamonu Aytaç Eruz Lisesi (Kastamonu’daki Tek Düz Lise)
  • Kastamonu İmam-Hatip Lisesi,
  • Taşköprü Anadolu Lisesi,
  • Tosya Anadolu Lisesi
  • Tosya İmam-hatip Lisesi
  • Taşköprü İmam-Hatip Lisesi
  • Taşköprü Sıtkı Erkek Çok Programlı Lisesi…(ve diğer ilçelerdeki liseler..)

Üniversite/Yüksekokullar

  • Kastamonu Üniversitesi
  • Hacettepe Üniversitesi Kastamonu Tıp Fakültesi (2012-2013 döneminde Kastamonu Üniversitesine bağlanma çalışmaları sürmektedir)
  • Kastamonu Polis Meslek Yüksek Okulu

Kastamonu Coğrafi Yapısı

Kastamonu ili Batı Karadeniz bölgesinde 41 derece 21′ kuzey enlemi i!e 33 derece 46′ doğu boylamları arasında yer alır. Merkez ilçenin deniz seviyesinden yüksekliği 775m.dir. Yüzölçümü 13.108,1 km²dir. Bu ülke topraklarının %1,7’sini oluşturur.

Kastamonu İli çoğunlukla engebeli arazilerden oluşmaktadır, ilin kuzeyinde Batı Karadeniz Dağları bulunmaktadır. Karadeniz sahiline paralel olarak İsfendiyar (Küre) Dağları il merkezinin kuzeyinde, güneyinde ise yine doğu batı uzantılı Ilgaz dağları yer alır. Kızılırmak nehrinin iki önemli kolu olan Gökırmak, Taşköprü ve Devrez Çayı ise Tosya’dan geçer. İki ırmak civarındaki vadi-ovalar, Kastamonunun tarıma en elverişli alanlarını oluşturur.

Türkiye’nin Karadeniz’e doğru uzanan çıkıntısının büyük bölümünü kapsar. Doğuda Çatalzeytin ilçesinin Sinop ile birleştiği noktadan, batıda Kerempe burnuna kadar kıyı düz bir şerit halinde uzanır. Kerempe Burnunda bariz bir çıkıntı meydana getirerek güney batı doğrultusunda Bartın il sınırına kadar kıyı devam eder. Karadeniz’e olan bu kıyının uzunluğu 170 km’dir.

Sponsorlu Bağlantılar

Kastamonu’nun yüzölçümünün %74,6’sı dağlık ve ormanlık, %21,6’sı plato ve %3,8’i ovadan oluşur. Dağılımdan da anlaşılacağı gibi ilin tarıma elverişli geniş alanları yoktur. Ancak vadiler etrafında küçük ovalar göze çarpar. Bunlardan önemlileri Daday ve Taşköprü ovalarını içine alan Gökırmak ile Tosya tarım alanını kapsayan Devrez Vadileridir. Ayrıca Araç Cide ve Devrekani çay yatakları çevresinde de ekim ve dikime elverişli alanlar bulunmaktadır.

Münferit olarak Yaralıgöz Dağı (1985m.), Göynük Dağı (1770m.), Dikmen Dağı (1471m.), Kurtgirmez Dağı (1450 m.) ,Güruh Dağı (1493m.), Ballıdağ {1400 m.), lsırganlık Dağı, Harami Dağı ve Elek Dağı önemli yükseltileri teşkil etmektedir. İlin güneyinde ise Ilgaz Dağları uzanmaktadır. Bu Dağlar yüksek ve devamlıdır. Kuzeyde Gökırmak ve Araç Çayı, güneyde ise Devrez Çayı vadileri ile sınırlanmıştır. En yüksek noktası Çatalılgaz tepesi (2565m.) dır.

Doğal Bitki Örtüsü

Kastamonu ilinde orman ve fundalıklar önemli bir oran teşkil etmektedir (%64), ormanlar daha fazladır (%56) ve Kastamonu İl merkezinin kuzeyinde sahil şeridi boyunca uzanan dağ silsileleri üzerinde iyice sıklaşır ve bu bölgeler sık orman bölgesidir.İlin Güneyinde Ilgaz bölgesinde de yaprağını dökmeyen oldukça sık orman örtüsü hakimdir, ilde genelde orman ağaçları Kızılcam, Karaçam, Sarıçam, Göknar, ardıç gibi ibrelilerle Kayın, Meşe, Kavak, Kestane ve Çınar gibi yapraklılardan oluşmaktadır. Ayrıca Ormangülü, Çobanpüskülü, Kocayemiş, Böğürtlen, Yabani fındık gibi ağaççıklar da görülmektedir. Yağış ve nem oranı yüksek olduğundan zengin bir orman altı örtüsü vardır.

Ağaç örtüsünün bulunmadığı ve tarım yapılmayıp mera olarak kullanılan kısımlarda çeşitli türden buğdaygil ve baklagil yer bitkileri yer almaktadır. Bunun dışında örtünün bozulduğu yerlerde bazı dikenli bitkiler görülmektedir.

Kastamonu’da Tarım ve Sanayi

İl yüzölçümünün yüzde 64’lük bölümünü ormanlar, yüzde 28’lik bölümünü ise tarım alanları oluşturur. Ancak toplam367.445 hektar olan tarım alanlarının sadece 51.587 hektarlık bölümü sulamaya açılmıştır. Ekili arazinin büyük bölümünü tahıllar oluşturur. Kastamonu iline en büyük katkıda bulunan tarımsal ürünler Tosya pirinci ve Taşköprü sarımsağıdır. İlin iç kesimlerinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Başlıca yer altı zenginlikleri, Küre bakır yatakları, Tosya linyit ve Azdavay madenkömürü yataklarıdır. Başlıca sanayi tesisleri şeker, besin, dokuma, çeltik ve orman ürünlerini işleyen fabrikalardır.

Sponsorlu Bağlantılar

Benzer Yazılar


Henüz yorum yok! İlk yorumlayan siz olun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir