Saygınlık Ne Demektir?

Sponsorlu Bağlantılar

Bu Yazıda Okuyacaklarınız:

Saygı Görmek

Saygı itibar aynı anlamdadır. Saygınlık yani statü sahibi olma toplumda var olan değer yargılarına uyma sonucu toplum tarafından bireye verilen ödüllendirmedir denebilir. Saygı kendince değerliliğe karşı anlayış beklentisinin karşılığı tavırdır.Anlayışı hakeden değerler gerçek değerler olmalıdır.

Gerçek değer denilince kendi dünyamızın etkili yargılarıdır.Bu yargılar yaşam biçiminin, hayat tarzının dayanaklarıdır.Başkalarınca paylaşılsın paylaşılmasın kendimizce önemi vardır.Madem önemlidir, bence değeri karşı tarafca beğenilmese de önemime saldırı beni rahatsız eder.Saygı zaten rahat bırakın demektir.

Saygınlık ve Statü

Saygınlık toplumsal teori, toplum felsefelerinden toplumsal örgütlenmenin en önemli özeliğinin hak ve sorumluluklann dağılımı olduğu fikri yanında statü terimini de tevarüs etti. “Statü esasen bir bireyin hukuki kapasitelerinin toplamına işaret eden bir hukuk terimidir. Kişinin hukuki olarak kendine ve başkalarına karşı hak ve sorumluluklar konusunda etki yapabilme gücüdür”.

Statü sözcüğü sosyal bilime Avrupa toplum felsefelerinin özellikle Hobbes, Locke ve Smith’de ifadesini bulan otorite, kanun ve sosyal düzenle ilgili uzun çalışmalarının sonucunda girmiştir. Bu kişiler, bir toplumun varlığını sürdürmesiyle, bir takım insanların ötekilerden daha fazla saygınlık ve güç sahibi olması arasında zorunlu bir bağlantı varsayıyorlardı. Tabii felsefeciler çeşitli hak dağılımı biçimlerinin toplumun idamesi için nasıl etkiler oluşturacağı konusunda farklı şekillerde düşünüyorlardı.

H. S. Maine terimi, toplumu ‘statüden sözleşmeye’ çevrilen bir şey olarak gören ünlü cümlesinde şöyle kullanır: “Tarihin başlangıç noktası olan kişilerin tüm ilişkilerinin aile ilişkileri olduğu bir durumdan (statü), tüm toplumsal ilişkilerin bireylerin özgürce anlaşmalarından doğduğu bir sosyal düzene (sözleşme) doğru yavaş yavaş geçiyoruz.”

Bu zihni arkaplandan yola çıkarak R. Linton statüyle bir bireyin toplumda hak ve görevleri temelindeki konumunu ifade etmek üzere kullanmıştır. Rol, bu hak ve görevlerin eyleme dökülmesinden ibaretti. Linton’ın statü ve rol konusundaki ikili tanımı çoğu zaman alınlılarda kullanılırsa da, tam anlamıyla benimsenmez. Statü ara sıra toplumsal statü olarak tanımlanır, rol ve sosyal konum çoğu zaman birbirlerinin yerine geçecek şekilde kullanılır.

Bir sosyal sistem içinde bulunulan konumlar olarak statüler, sadece hak ve görevler bakımından değil, en azından siste­me üye olanlarca paylaşılan standartlara uygun olarak dağıtılan saygınlık ve şeref problemler de ortadan kaldırılmış olmaktadır. Bu şekilde kullanıldığında staütü; saygınlık dağılımı hiyerarşisinde yüksek bir konumu ifade etmektedir.

Saygılı yaklaşımlar önemlileri ile kişiliği rahat bırakmak iken,kişilikten önemlileri ayırıp eleştirel yaklaşmak saygısızlık olur mu?Bu yaklaşımdan kişilik zarar görür mü?

Bu ince ayrımı yapmak oldukça güç görünüyor.Saygının bu oynak sınırının belirleyicisi kişinin ortaya koyacağı tepkinin biçimidir diye düşünüyorum.Rahatsız ediyorsun kardeşim diyorsa eleştirel yaklaşıma nasıl girilebilir?Eleştiriye geçememekte eleştiri sahibini rahatsız etmez mi?Bu da oynak bir seçimdir.Dozunu kontrol ve ayar önemli gözüküyor.Çok mu rahatsızlık var,az mı? değerlendirip ona göre iki tarafı azar rahatsızlıkla ikna etmek önemlidir.Bence karşılıklı anlaşma saygıda dengenin kurulduğunu,hakeme başvurmak dengenin kurulamadığını gösterir.

Sponsorlu Bağlantılar

Benzer Yazılar


Henüz yorum yok! İlk yorumlayan siz olun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir