Sindirim sistemi hastalıklarının tedavisi nasıldır?

Soru CevapCategory: BiyolojiSindirim sistemi hastalıklarının tedavisi nasıldır?
Anonymous sordu 2 sene önce

Sindirim sistemi hastalıklarının tedavisi

Sponsorlu Bağlantılar

2 Cevap
admin Staff cevapladı 2 sene önce

Sindirim Sistemi Hastalıkları
 
• Kolera :Kolera (Vibrio cholerae) bakterisinin neden olduğu bağırsak enfeksiyonu ve şiddetli ishal ile ortaya çıkan bir hastalıktır.

• Dizanteri :İnsanlarda kanlı ishal, şiddetli karın ağrısı, gerekmediği halde dışkılama isteği duyma hastalığıdır.

• Ülser : Mide mukozasının alkol, sigara ve asitli içecekler nedeniyle zedelenmesiyle oluşur.

• Siroz : Alkol ve sigara sayesinde karaciğer hücrelerinin kendini yenileyememesi sonucu oluşur.

• Tifo :Kirli içme suları ve pis yiyeceklerden bulaşan bulaşıcı bir hastalıktır.

• İshal : Dışkının sık olarak sulu veya yumuşak çıkması durumudur.

• Sarılık :Kandaki vücuda renk veren maddelerin değerinin değişmesi sonucu deri ve mukozaların sarı renk alması durumudur.

• Gastrit :Alkol, tütün, kimyasal maddeler ile bakteriler ve virüslerden dolayı oluşan hastalıktır..

• Hıçkırık :Diyafram kasının birden kasılması sonucunda ses tellerinin arasındaki açıklığın istem dışı kapanması ile gerçekleşen ani soluk alımı ve bu sırada bir ses dışarı çıkmasıdır.

• Kabızlık :Kabızlık, bağırsak hareketlerinin normale göre azalması durumudur.

• Reflü :Mide asidinin mideden yemek borusuna kaçması hastalığıdır.
 
Gıda Zehirlenmeleri: Besin kaynaklı hastalık, içine yabancı etmen karışmış besin tüketimi sonucu meydana gelen herhangi bir hastalıktır. Genelde besin zehirlenmesi de kullanılsa da bu genelde hatalıdır. Gerçek besin zehirlenmesi besinde bulunan yabancı bir kimyasal madde veya doğal toksini yemek yoluyla meydana gelir. Besin kaynaklı hastalıkların çoğu aslında patojen bakteri, virüs, prion veya parazitlerin neden olduğu besin yollu enfeksiyondur. Bu tür enfeksiyonlar genelde besinin hatalı depolanması, hazırlanması veya servisinin yapılmasından kaynaklanır. Yemek hazırlanması sırasında, onda evvel ve sonra hijyen kurallarına uyulması bir hastalığın bulaşma olasılığını azaltır.
 
Mide kanseri : Sindirim sistemi organlarından midenin herhangi bir parçasından gelişebilen bir kanser türü. Başta yemek borusu ve ince bağırsak olmak üzere başka organlara da metastaz yapabilir. Nedenleri Beslenme alışkanlığının önemli rol oynadığı mide kanseri, gereğinden çok tuz tüketimi, sebze ve meyve alımının yetersizliği gibi alt yapılara dayanır. Yanmış ya da yeterince pişmemiş kırmızı et tüketimi de bu nedenler arasındadır. Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.  Aşırı kilolu olmak bazı kanser türlerinde riski artırır. Mide kanseri bunlardan biridir. Ailede görülmüş olması da mide kanseri riskini artıran unsurlardandır.
 
Kolon kanseri : Kolon diye adlandırdığımız kalın bağırsak, yaklaşık 2 metre uzunluğundaki sindirim sisteminin ince bağırsaktan sonra gelen kısmıdır. Özellikle batılı ülkelerde sık karşılaşılan kolon kanseri oldukça büyük bir öneme sahiptir. Toplumda görülme sıklığı 10000 de 5 dolayındadır. Erkekte ve kadında eşit oranda görülen kolon kanseri bütün kanserler içinde görülme sıklığı bakımından 3. sırada yer alır.   Kolon kanserinin nedeni kesin olarak bilinmemektedir fakat oluşumunda etkili olan bazı çevresel ve genetik nedenler vardır. Kalıtsal etkenler bu konuda büyük öneme sahiptir. Ailesinde kolon kanseri olan kişilerde kansere yakalanma ihtimali normalden daha yüksektir. Ayrıca daha önceden meme ve yumurtalık kanserini geçirmiş kişilerde ve ailelerinde kolon kanseri sıklığı daha fazladır.   Beslenme, kolon kanserinde önemli bir yere sahiptir. Özellikle Batı tipi diyet kanser ihtimalini arttırır. Kolon kanserinin oluşmasında hayvansal yağların tüketiminin etkili olduğu araştırmalar sonucu saptanmıştır. Ayrıca bazı kimyasal maddeler kanser nedenleri arasındadır. Sanayi işçilerinde, bazı fabrikalarda çalışanlarda kolon kanseri görülmesi kimyasal maddelerin etkisini ortaya koymaktadır.
 
Pankreas kanseri:  yağ ve proteinlerin sindirilmesine yardımcı olan enzimlerin üretilmesi ve aralarında insülinin de bulunduğu hormonları salgılamak gibi temel işlevleri bulunan pankreastaki sağlıklı hücreler anormalleşerek hızla çoğalmaları sonucu ortaya çıkan hastalık. Anormal hücreler, pankreas`ta kist olarak adlandırılan bir kütle meydana getirirler. Belirtileri Sarılık, karaciğer büyümesi, sindirim güçlüğü, kilo kaybı, ağrı, iştahsızlık, kaşıntı, diabetes mellitus, bulantı, karında hassasiyet, karın boşluğunda sıvı birikmesi. Hastalık sarılık olarak kendini gösterdiğinde, genellikle tehlikeli safhada olduğunu göstermektedir.
 
Sindirim Sistemi Hastalıkları Tedavisi
 
Sindirim problemlerinin önemli bir bölümü, yaşam biçiminde ve alışkanlıklarda yapılacak değişikliklerle kolaylıkla çözülebilir. Hastalıklara karşı önlem almak için, alkol, sigara, stres ve beslenme konularıyla ilgili tutumlarımızı gözden geçirmemiz gerekir.

Yüksek miktarda tüketilen alkol bağırsak mukozasını tahriş eder ve karaciğer için önemli bir tehdit oluşturur. Alkol tüketiminin çok az bir miktara indirilmesi doğru olacaktır. Sigara içme alışkanlığı da benzer sorunlara yol açar. Nikotinin, mide ülserinin iyileşmesini yavaşlattığı ve onikiparmakbağırsağı ülserinin oluşmasına katkıda bulunduğu kesinlikle kanıtlanmıştır. Solunum yoluyla bedene giren katran, tahriş edici bir zehirdir!

Stres ve korku, hastalıkların oluşmasına ve iyileşme sürecinin uzamasına neden olan önemli olgulardır. Bu olgular, otonom sinir sistemi tarafından, çok etkili bir yoğunlukla doğrudan sindirim sistemine ulaştırılır. Korku ve stresle başa çıkabilmek, kontrol altına alabilmek veya onlardan kaçınmak gerekir. öncelikle kendi içimizde bir barışıklık ve dinginlik ortamı oluşturmamız doğru olacaktır. Stres olmadan da yaşanabilir: İşini değiştir ve sakin bir ortamda yaşa!

Tükettiğimiz besinler, elden geldiğince çeşitli ve posa açısından zengin olmalıdır. Meyve, sebze ve kaba öğütülmüş tahıllar, nişasta, şeker ve zararlı beyaz una tercih edilmelidir. Yapay katkı maddesi içeren besinlerden kaçınılmalıdır. İyi bir beslenmenin özel ayrıntıları ise kişinin isteklerine ve dünya görüşüne göre belirlenebilir.

Sindirim Sistemine Yararlı Şifalı Bitkiler

Sindirim aksaklıklarında kullanılabilecek pek çok bitkisel ilaç vardır. Bu bağlamda, bazı şifalı bitkilerin sebze ve besin olarak tanımlanmasına şaşırmamak gerekir. Şifalı bitkiler genelde ağız yoluyla alınarak doğrudan sindirim sistemine ulaşır ve böylece, iyileştirici güçleri hemen etkili olmaya başlar. Akılları karıştırabilecek çok uzun bir bitki listesi yerine, burada, sindirimi kolaylaştırıcı önemli bitkileri etkinlik alanlarını gözden geçireceğiz.

Sponsorlu Bağlantılar

İyileştirici etkiler genel anlamda iki guruba ayrılabilir: Hareketliliği arttırmak veya düzenlemek için, beden sistemlerinin değişik organlarını uyaranlar (sindirimi uyarıcı ilaçlar) ve doku yatıştırıcı veya sistem içindeki herhangi bir aşırı etkinliği azaltanlar (sindirimi yatıştırıcı ilaçlar).

Uyarıcı ilaçlar (Stimulantia):

Acı ilaçlar

Acı ilaçlar, çok çeşitli nitelikler ve çok çeşitli kimyasal maddeler içerirler; tek benzerlikleri ise acı tatlarıdır. İşte bu özellik iştahı açar ve genel anlamda sindirimi kolaylaştırır. Daha önce de değinmiş olduğumuz gibi, bu süreç yalnızca tat alma sinirleri sayesinde beyinde oluşan bir refleks tarafından başlatılır. Eğer bu bitkisel ilaçlar kapsül içinde yutulur ve tadı alınamazsa, sindirimi uyarıcı etkinlikleri açığa çıkamaz. En önemli acı ilaçlar: Centiyane kökü, civanperçemi, pelinotu, frenk kimyonu, kekik, biberiye, eğir kökü, melekotu kökü. Bu bitkilerin etkin oldukları başka alanlar da vardır doğal olarak. örneğin, kekik, bronşit hastalıklarında, akciğerlerin güçsüzlüğü yanı sıra, iştahsızlık ve sindirim sorunlarına karşı da başarıyla kullanılabilir.
 

Tükürük arttırıcı ilaçlar (Sialagoga)

Tükürüğün sindirim işlevindeki büyük öneminin her zaman göz önünde bulundurulması gerekir. Mide ve bağırsaklarda tamamlanan sindirim süreci ağızda başlar. Sistemin öteki organları tarafından rahatlıkla özümlenebilmeleri için, büyük karbonhidratlar çiğneme sırasında tükürük tarafından küçük parçalara ayrıştırılırlar. Besinler yeterince çiğnenip tükürükle karıştırılmadığında, sindirim sisteminin işi çok zorlaşır. Tükürük arttırıcı acı ilaçlar: Zencefil kökü, acı biber, ravent kökü, meyan kökü.

Karaciğer ilaçları (Hepatika)

Karaciğer ilacı olarak bilinen bitkiler, karaciğerin salgı işlevini uyarır, düzenler ve güçlendirir. Böylece safra salgısı artar. Ayrıca, safra salgısını onikiparmakbağırsağına ulaştıran ilaçlara da, safra ilaçları (Cholagoga) denir. Tüm bedenin tedavi edilmesi gereken durumlarda, öncelikle karaciğer işlevlerinin desteklenmesi düşünülmelidir, çünkü bu çok önemli organ bedenin tüm organları ile yakın ilişki içindedir ve tüm dokuların sağlığında katkısı vardır. Sindirim problemlerinde karaciğerin başlıca rolü safra salgılamasıdır. Karaciğerin öneminin düşündürebileceği gibi, karaciğeri güçlendirici özelliğe sahip pek çok bitki vardır ve en önemlileri ise şunlardır: Hindiba, devedikeni tohumu, kara turp, kırlangıçotu, eğir kökü, ısırganotu ve sinirliot.

Müshil ilaçları (Laxativa)

Bağırsakların boşaltılmasında kullanılan bitkiler de vardır ve bunlar etkinlik açısından farklıdırlar. Güçlü müshil ilaçları ancak özel durumlarda ve eğer mümkünse kalifiye gözetim altında uygulanmalıdır. En sağlıklı müshil ilaçları, sindirim salgılarının artmasını sağlayarak iyi bir sindirim oluşturan ve bu yolla bağırsakları boşalmaya özendiren şifalı bitkilerdir. Bu tür bitkiler: Hindiba, meyankökü, akdiken meyvesi, barut ağacı kabuğu, eğir kökü.

Gerçek ravent kökü, küçük dozda alındığında sıkıştırıcı, büzüştürücü (Adstringent) etkisi olan, normal dozda alındığında ise etkili sayılabilecek bir müshil ilacıdır. öteki etkili müshil ilaçları ise, sarısabır ve sinameki yaprağı.

Bu etkili müshil ilaçları, kimyasal veya sinirsel etkileşimle bağırsak mukozasını uyararak, hızlı dışkılamanın gerçekleşmesini sağlarlar.

Keten tohumu unu ise kendine özgü bir müshil ilacıdır. Bol suyla alındığında bağırsaklarda şişerek, mekanik bir etkiyle önündeki dışkıyı dışarı iter. Kronik kabızlıklarda bile, 3-4 günlük bir kullanım sonunda, dışkılama saati isteğe göre düzenlenebilir!

Solucan ilaçları (Anthelmintika)

Bu alanda etkili olan bitkisel ilaçlar, sindirim sistemine doğrudan etki yapmayıp, yalnızca parazitleri etkilerler. Konu hakkında ayrıntılı bilgi, “enfeksiyonlar ve parazitler” bölümünde verilmiştir.

Yatıştırıcı ilaçlar (Relaxantia)

Uyarıcı ilaçların tanıtımının ardından, sindirim sistemi organlarının dokularını gevşetip rahatlatan veya bu organlardaki herhangi bir aşırı çalışmayı normal düzeye indiren ilaçların etkinlik alanları ve biçimlerini gözden geçireceğiz.

Mukoza koruyucu ilaçlar (Demulcentia)

Mukoza koruyucu şifalı bitkiler, tahriş olmuş veya iltihaplanmış sindirim sistemi mukozasını koruyucu ve yatıştırıcı özelliklere sahiptir. Sindirim sisteminde olduğu gibi, başka organlarda da başarılı olabilen şifalı bitkilerden, ebegümeci, hatmi(kök-çiçek-yaprak), yulaf, şerbetçiotu, öksürükotu, ayva çekirdeği, mayıs papatyası, salep, keten tohumu, ceviz yaprağı, meşe kabuğu en önde gelenlerdir.

Şişkinlik giderici ilaçlar (Karminativa)

Aromatik bitkilerin pek çoğu uçucu yağlar içerirler. özellikle bu yağlar, mide kaslarını gevşetip, bağırsak çalışkanlığını arttırarak, sistemde gaz oluşumunu azaltırlar. Böylece, sindirim sistemindeki maddelerin hareketliliğini destekleyerek, şişkinliği önleyebilirler. Bu özelliğe sahip olan bitkilerin önde gelenleri, frenk kimyonu, rezene, anason, melekotu kökü, zencefil, eğir kökü, mayıs papatyası, kakule, kişniş, acı biber, nane ve kekik.

Sıkıştırıcı/ Büzüştürücü ilaçlar (Adstringentia)

Sponsorlu Bağlantılar

Bu bitkilerin başlıca özelliği, mukoza hücre zarlarını sıkıştırıp-büzüştürerek, dokuları sıklaştırmak-sağlamlaştırmak ve böylece, istenmeyen salgılanmaları durdurmaktır. Doğanın bize sunduğu bu tür bitkilerin en uygun olanları, amberparis kökü, ceviz yaprağı, meşe ağacı kabuğu, ısırganotu, keçisakalı, koyunotu.

Kramp çözücü ilaçlar (Antispasmodika)

Kramp çözücü bitkiler, sindirim kramplarına veya koliklere neden olan her tür sinirsel gerginliği kısa sürede sona erdirebilirler. çağımızın yaşam biçiminden kaynaklanan gerginlikler çeşitli sindirim rahatsızlıklarına yol açabiliyor. Bu durumlarda, yatıştırıcı ve sinir sistemini güçlendirici veya kaslarda oluşan krampları çözücü bitkiler kullanılması gerekir. Bu bağlamda, sindirim problemlerini çözebilen en etkili bitkiler, kediotu kökü, şerbetçiotu, mayıs papatyası, kaside, ökseotu, kekik ve sarı kantaron.

Mikrop kırıcı ilaçlar (Bakteriostatika)

Sindirim aksaklıkları, herhangi bir hastalık nedeniyle sindirim sisteminin güçsüzleşmesinden kaynaklanabileceği gibi, enfeksiyonlardan da kaynaklanabilir. Her iki durumda da mikrop kırıcı ilaçlar önerilebilir. Daha önce de anmış olduğumuz bu bitkiler, kekik, mirra, echinacea kökü veya preparatları, pelinotu, ısırganotu, aynısafa, mayıs papatyası.

admin Staff cevapladı 2 sene önce

Sindirim sistemi hastalıklarından korunma yolu
 

  • Sigara, sindirim sisteminin özellikle de midenin bütün savunma ve tamir mekanizmalarına saldırıyor. Sigarayı elinizden geldiğince azaltın.
  • Aşırı alkol tüketimi ya da aç karnına alkol almak da olumsuz etki yaratıyor.
  • Çay, kahve,asitli sıvılar ve meyve sularının da aç karnına içilmemesi öneriliyor.
  • Geçmiş yıllarda tedavide yeri olduğu düşünülse de, günümüzde süt ve süt ürünlerinin aşırı tüketiminin asit salınımını artırdığı biliniyor.
  • Sebzelerin pişmiş olarak tüketilmesi, çiğ sebzelerin tek seçenek olarak yenilmemesi öneriliyor.
  • Aşırı tatlı şuruplar, özellikle de son yıllarda kullanımı artan mısır şurubu gastrit ve ülser şikayetlerinin artmasına neden olabiliyor.
  • Genellikle acı,baharat, sarımsak, soğan, sirke gibi keskin tatlardan uzak durulması öneriliyor.
  • Asit salınım ritmine uygun beslenin

Cevabınız