Sinirimi kontrol altına alamıyorum, çok çabuk sinirleniyorum ne yapmalıyım?

Soru CevapCategory: SağlıkSinirimi kontrol altına alamıyorum, çok çabuk sinirleniyorum ne yapmalıyım?
Anonymous sordu 2 sene önce

Merhabalar. Henüz 16 yaşında bir kızım ve lise 2. Sınıf öğrencisiyim cok güzel bir okulum ve cok güzel bir ailem var hayatım başarılarla dolu ancak okulum biraz stresli okulda büyüklerimiz tarafından yediğimiz baskı ve dalga konusu olmak korkusuyla kendimi çoğu zaman rahat hissettmiyorum ancak aşırı rahat hissettiğim zamanlar da oluyor dersler konusu da biraz stresli maddi para durumu da stresli ancak boyle seylerin sorunumu pek tetiklicegini sanmiyordum ama artık olabecegini dusunuyorum. Utangac sıkılgan biri de sayılmam genelde sevilen biriyim .Benim en büyük sorunum sinirimi kontrol edemem bu durum birkac aydır böyle ya da ben bir kac aydır farkındayım ama hangisiyse son aylarda cok artış gösterdi. En şikayetci olduğum durum herhangi bir kisiye karşı (ailemden biri , arkadaslarım , erkek arkadaşım,  ögretmenlerim hic muhabbetim olmadığı ancak okulda tanıdığım insanlar  ve diger tüm insanlar olabilir ) sevgi besledigimde o kisiyle ilgili en ufak bir şeyde aniden yüksek derecede sinirlenmem ve baska bir kisi ile ilgili bir sey olduğunda aniden önceki şahıs hakkında iyi düşünüp sinirimi yatiştirip 2. Şahsa odaklanmam. Sinirlenme sebeplerim ise cok önemsiz seyler arkadaşımın bana ters cevap vermesi onceden hic umrumda olmazdi ancak su an gece yatağa yattigim da onunla kavga ettiğimi hayal ediyorum. İnanılmaz derecede sinir besler oldum kontrol altına alamıyorum ve sürekli şahıs değişiyor.bazen  Erkek arkadasimin bana gec yazması anneme bagirmama sebep oluyor. Bir kız arkadasimla kavga etmem baska biriyle arami bozuyor bir de sinirliyken takılmadigimda veya damarima basildiginda sakinlesemiyor deliriyorum zarar veresim geliyor ancak bir saat gectimi kendiligimden sakinlesiyorum. Sinirim geçtiğinde ise çok sacma bi sebep neden böyle davrandım ki diyorum. Pisman oluyorum.  Sürekli birilerine yersiz öfke beslemekten mutlu olamıyorum bu son zamanlarda olmaya başladı lütfen beni bilgilendirin.

Birsey daha eklemek istiyorum sinirlenmem icin bir sebep olmuyo genelde kafamda kurarak sinirleniyorum bir kisiyi düşünüyorum sonra eskiden bana gıcık giden davranışı düşünüp sinir oluyorum ve sinirden uyuyamiyorum

Sponsorlu Bağlantılar

1 Cevap
admin Staff cevapladı 2 sene önce

Bulunduğunuz yaş itibari ile bu tarz duygu değişiklikleri yaşamanız normal görülebilir. Önemli olan bu duygu değişiklikleri karşısında takındığınız tutum ve öfkenizi kontrol etmenizdir. 
 
Öfke kontrolü konusunda kendinizi biraz geliştirmeniz halinde çabuk sinirlenmez ve sinirlendiğiniz vakit ise kısa sürede sinirlerinizi yatıştırabilirsiniz. Bu yüzden size öfke kontrolünü nasıl yapabileceğiniz konusunda faydalı bilgiler sunmaya çalışacağız. 
 
Öfke kontrol yöntemleri
 
Amerikan Psikoloji Derneği’nden Dr. Spielberger, öfkeyi neyin tetiklediğini araştırıp bu tetikleyicilerin tekrar sizi etkilememesi için stratejiler geliştirilmesini öneriyor: Spielberger, herkesin günlük yaşamında uygulayabileceği bu basit stratejileri şöyle özetliyor:
 
1) Rahatlama ve farkındalık oluşturma
 
Derin bir soluk ve rahatlatan bir görüntü gibi basit rahatlama araçları öfke duygusunu yatıştırabilir. Uzakdoğu felsefelerinde geniş bir yer tutan rahatlama teknikleri oldukça yararlıdır. Ancak ikili ilişkilerde her iki tarafın da bu konuda eğitilmesinde fayda vardır. Bu hedefe yönelik atılacak basit adımlar şöyledir:
 
– Diyaframdan derin bir soluk alın; göğüsten alınan soluk sizi rahatlatmaz. Soluğunuzun karından geldiğini hayal edin.
 
– “Rahatla”, “aldırma” gibi, yavaşça, sakinleştirici ve yatıştırıcı sözcükleri tekrarlayın. Bu arada derin soluklar almaya devam edin.
 
– Hayal gücünüzü kullanın; sizi rahatlatan bir deneyiminizi anımsayın.
 
– Yoga gibi stres içermeyen egzersizler, kaslarınızı gevşetir ve sizi yatıştırır. Bu teknikleri gün boyu tekrarlayın. Bunlar stresli ortamlarda otomatik olarak uygulayacak hale gelsin.
 
2) Bilişsel yapılandırma
 
Bu strateji yalın olarak düşünme şeklini değiştirmek anlamına gelir. Öfkeli insanlar küfür ederler, içlerinden geçen duyguları yansıtan kaba sözcükler kullanırlar. İnsanlar öfkeli olduğu zaman düşünceler abartılır ve dramatik bir hal alır. Bu duyguların yerini daha rasyonel duyguların alması için gayret sarf edin. Örneğin, “Eyvah! Her şey mahvoldu”, “felaket” “rezalet” gibi yorumlarda bulunmak yerine “Bu durum beni bunalıma sürüklüyor; beni altüst ediyor. Ancak bu dünyanın sonu değil. Öfkelenerek ben bu durumdan çıkamam” diyerek kendinize telkinde bulunun.
 
Ayrıca kendinizle veya yabancılarla konuşurken “asla” veya “daima” gibi sözcükleri dikkatli kullanın. “Sen zaten benim söylediklerimi daima kulak arkası ediyorsun”, “Bu aptal makine hiçbir zaman çalışmaz” gibi yorumlardan kaçının. Çünkü bunlar doğru olmadıkları gibi sorunun çözümüne katkı sağlamazlar. Kaldı ki bu sözcüklerin muhatabı olan kişi kendisini aşağılanmış veya dışlanmış gibi hissedeceği için yardım edeceği varsa bile etmez.
 
Burada unutmamanız gereken en önemli şey, öfkenin çözüm üretmeyeceği ve kendinizi rahatlatmayacağıdır (tam tersi kendinizi daha kötü hissetmenize yol açar).
 
Mantık öfkeyi yener, çünkü öfke, haklı bir tepki olduğunuza inandığınız durumlarda bile, çok kısa bir süre içinde mantık dışına çıkar. Olabildiğince mantıklı olmaya çalışın. Öfkeli insanlar adalet, övgü beklerler; işlerin kendi istedikleri gibi yürümesini arzu ederler. Bunlar olmadığı zaman büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Ve bu hayal kırıklığı giderek öfkeye dönüşür. Bilişsel yapılanmanın bir parçası olarak, öfkeyle baş etmenin ilk adımlarından biri öfkeli olduğunuzun farkında olmaktır. Öfkenin ilk işaretlerini tespit edebilirseniz, ileri aşamalara geçmeden kendinizi frenleyebilirsiniz. Düzenli olarak vücudunuzda fiziksel belirtilerin bulunup bulunmadığını –Dişlerinizi veya yumruklarınızı sıkıyor musunuz? Midenize kramplar giriyor mu? Yutkunma zorluğu çekiyor musunuz? Dudaklarınızı ısırıyor, kaşınmadığı halde sürekli olarak aynı bölgeyi kaşıyor musunuz?- kontrol edin. Herkes sinirlendiği veya öfkelendiği zaman ne gibi belirtiler sergilediğini keşfedebilir.
 
Öfkenizin gerçek nedenini keşfetmeye çalışın. Pek çok insan acı veren veya korku uyandıran duyguları öfke maskesinin ardında gizler. Umutsuz, korkak, çaresiz, suçlu, yitik, terk edilmiş gibi hissetmektense, öfke ile salgılanan adrenalinden kaynaklanan güçlülük hissi insanlara daha iyi gelebilir.
 
3) Sorun yaratmayın; sorun çözün
 
Bazen öfke ve bunalım, hayatımızda kaçamadığımız bazı sorunlardan kaynaklanıyor olabilir. Öfke nöbetlerinin tümü yanlış hedefe yöneltilmiş olmayabilir; sorunlar karşısında gösterilen son derece sağlıklı, doğal tepkiler olabilir. Her sorunun bir çözümü olduğu yönündeki yanlış yönlendirmenin sonucunda çözümsüz durumlarda bunalıma girebilirsiniz.
 
Bu gibi çözümsüz durumlarda çözüme odaklanmak yerine, sorun ile nasıl baş edeceğimiz ve en az zararı görecek şekilde nasıl bir strateji belirlememiz gerektiğine odaklanmalıyız. Böylece sorun çözülmemiş olsa bile daha sabırlı olmayı öğrenebilirsiniz.
 
4) Soğukkanlı ve sakin bir iletişim kurun
 
Öfkeli insanlar hemen sonuca odaklanıp, eyleme geçme eğilimindedir. Ne var ki bu sonuçların bazıları doğru olmayabilir. Çok ateşli bir tartışmanın içindeyseniz, önce sakin olmaya çalışıp tepkilerinizi denetim altına alın. Aklınıza gelen ilk şeyi dile getirmeyin. Diğerlerinin söylediklerini dikkatlice dinleyip öyle cevap verin.
 
Eleştiri karşısında savunmaya geçmeniz normaldir. Ancak savunma saldırı haline dönüşmemeli. Önce muhatabınızın eleştirilerini açıklamasına izin verin, hatta sorular sorun, ancak öfkenizin tartışmayı rayından çıkartmasına izin vermeyin. Sakin kaldığınız sürece iletişim daha yapıcı bir yola girecektir.
 
5) Mizaha yer verin
 
“Aptalca espriler” öfkeyi pek çok açıdan yatıştırır. Öncelikle daha dengeli bir perspektif kazanmanıza yol açar. Örneğin birlikte çalıştığınız kişiye öfkelendiniz. Onu tek hücreli bir yaşam formu olarak düşünebilirsiniz. Espri yapmak, stresli bir ortamdaki gerginliği azaltabilir. Dr. Deffenbacher, esprili bir yaklaşım sergilerken de, alaycı olmamaya, kırıcı espriler yapmamaya gayret edilmesi gerektiğini söylüyor. Deffenbacher, kendisini aşırı ciddiye alan insanların her koşulda haklı olduklarına inandıklarını ve bu nedenle planlarının bozulmasına tahammül edemediklerini belirtiyor. Öfke ciddi bir duygudur, ancak öfkeye eşlik eden duygular, sonradan düşünüldüğünde sizi güldürecek kadar gayri ciddi olabilir.
 
6) Çevrenizi değiştirin
 
Bazı durumlarda insanları içinde bulunduğu ortam öfkelendirebilir. Sırtınıza yüklenen sorunlar ve sorumluluklar sizde kapana kıstırılmış duygusu uyandırabilir.
 
Bu gibi durumlarda kendinize mola verin. Stres yüklü anlarda, kişisel kaçış planları yapın. Örneğin işten eve dönen bir anne, “Evde yangın çıkmadıkça kimse benimle 15 dakika konuşmasın” diyerek kendisine soluk alacak bir zaman yaratabilir. Bu 15 dakikanın sonunda çocuklarının taleplerini daha büyük bir sabırla karşılık verebilir.
 
7) Kendinizi rahatlatmanın diğer yolları
 
Zamanlama: Tartışmaların kavgaya dönüşmeyeceği zamanlarda tartışmaya girin. Özellikle yorgun olduğunuz zamanlarda tartışmalardan uzak durun.
 
Göz ardı etme: Çocuğunuzun odasının dağınıklığı sizi öfkelendiriyorsa kapısını kapatın. Sizi kızdıran olaylardan ve nesnelerden uzak durun. “Çocuğum nasılsa bir gün odasını toplar ve ben de sinirlenmem” diye düşünmeyin. Hedefiniz bu olmamalı; hedefiniz sükûnetinizi korumak olmalı.
 
Alternatifler oluşturmak: İşe gidip gelirken trafikten rahatsız oluyorsanız farklı yolları deneyin. Kısaca sizi öfkelendirmeyecek yeni seçenekler yaratın.

Cevabınız